İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrail güçleri, cuma sabahı erken saatlerden öğle saatlerine kadar Filistinlilere yönelik 19 saldırı düzenledi. Sömürgeleştirme ve Duvar Direniş Komisyonu'na göre saldırılar, zeytin çiftçilerini, ağaçları, ekinleri, hayvanları ve araçları hedef aldı. Anadolu Ajansı'nın aktardığı habere göre komisyon, saldırıların sistematik bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtti.
Saldırıların arka planı ve ayrıntılar
Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail güçleri ve yerleşimciler, Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde Filistinlilere ve mallarına saldırılar düzenledi. Saldırıların çoğu, zeytin hasat sezonunun başlamasıyla birlikte çiftçilere yönelik gerçekleşti. Sömürgeleştirme ve Duvar Direniş Komisyonu, saldırıların aralarında Nablus, Ramallah, El Halil, Cenin ve Tubas'ın da bulunduğu bölgelerde yoğunlaştığını açıkladı.
Komisyon, İsrail güçlerinin Nablus'un güneyindeki Burin köyünde zeytin ağaçlarını söktüğünü, Ramallah'ın kuzeyindeki Sinjil köyünde çiftçilere saldırarak hasadı engellediğini bildirdi. El Halil'in doğusundaki Sair köyünde ise yerleşimcilerin zeytin bahçelerine zarar verdiği belirtildi. Ayrıca Cenin'in batısındaki Ya'bad köyünde İsrail güçlerinin çiftçilerin traktörlerine el koyduğu ifade edildi.
Filistin Kızılayı, saldırılarda yaralananlar arasında çiftçilerin de bulunduğunu, bazılarının yerleşimcilerin fiziksel saldırısına uğradığını duyurdu. Görgü tanıkları, İsrail askerlerinin çiftçilerin hasat malzemelerine ve araçlarına zarar verdiğini aktardı.
İsrail ordusu ise saldırılarla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Ancak İsrail makamları, genellikle bu tür eylemleri "güvenlik operasyonları" olarak nitelendiriyor ve yerleşimci şiddetini nadiren soruşturuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Batı Şeria'daki şiddet, İsrail'in 1967'den bu yana süren işgali altında uzun yıllardır devam ediyor. Ancak son aylarda, özellikle Gazze'deki savaşın başlamasından bu yana saldırılar önemli ölçüde arttı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da 500'den fazla Filistinlinin öldürüldüğünü ve binlercesinin yaralandığını raporladı. Aynı dönemde yerleşimci şiddeti de rekor seviyeye ulaştı.
Uluslararası toplum, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini ve Filistinlilere yönelik saldırıları defalarca kınadı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 2016'da kabul ettiği 2334 sayılı kararla İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı ilan etti. Ancak İsrail bu karara uymayı reddediyor ve yerleşim inşaatlarını sürdürüyor.
Zeytin hasadı, Filistin ekonomisi ve kültürü için hayati önem taşıyor. Zeytinyağı, Filistin'in en önemli tarım ürünlerinden biri ve ihracat kalemi. Ancak her yıl hasat sezonunda İsrail güçleri ve yerleşimciler, çiftçilerin hasadına engel oluyor, ağaçları söküyor veya yakıyor. Bu saldırılar, Filistinlilerin geçim kaynaklarını yok ederek topraklarından kopmalarını amaçlıyor.
Filistin Tarım Bakanlığı'na göre, Batı Şeria'da yaklaşık 10 milyon zeytin ağacı bulunuyor ve bu ağaçlar 80 binden fazla ailenin geçim kaynağı. Son yıllarda İsrail saldırıları nedeniyle zeytin üretimi ciddi şekilde düştü. 2023'te üretim yüzde 30 azaldı.
Uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail'in bu politikalarını "apartheid" olarak nitelendiriyor. Amnesty International ve Human Rights Watch, İsrail'in Filistinlilere yönelik sistematik ayrımcılık uyguladığını belirtiyor. İsrail ise bu suçlamaları reddediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uzun yıllardır destekliyor ve İsrail'in Batı Şeria'daki işgalini ve yerleşim faaliyetlerini uluslararası platformlarda sık sık gündeme getiriyor. Bu son saldırılar, Türkiye'nin bölgedeki insani krize yönelik diplomatik çabalarını daha da artırmasını gerektirebilir. Türkiye, İsrail ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olmakla birlikte, Filistinlilere yönelik şiddet devam ederse bu süreç zarar görebilir. Ayrıca Türkiye, bölgesel istikrarı tehdit eden bu tür eylemlerin İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler çatısı altında ele alınması için çağrılarını sürdürecektir. Zeytin çiftçilerine yönelik saldırılar, Türkiye'nin tarımsal ve insani yardım politikalarını da etkileyebilir.