İsrail ile Lübnan merkezli Hizbullah arasında saat 04.00’te yürürlüğe giren yeni ateşkes anlaşmasının üzerinden henüz dakikalar geçmişti ki, Güney Lübnan’da şiddetli patlamalar meydana geldi. Yerel kaynaklar, İsrail savaş uçaklarının ateşkesin başlamasının ardından bölgedeki bazı noktalara hava saldırısı düzenlediğini bildirdi. Saldırıda ölen veya yaralanan olup olmadığı henüz netlik kazanmazken, olay bölgede kırılgan ateşkesin ne denli hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Ateşkesin arka planı ve ihlal iddiaları
ABD ve Fransa’nın arabuluculuğunda haftalardır süren müzakerelerin ardından varılan ateşkes, İsrail ile Hizbullah arasında Ekim 2023’te başlayan çatışmaları sonlandırmayı hedefliyordu. Anlaşma kapsamında İsrail’in Güney Lübnan’dan kademeli olarak çekilmesi, Hizbullah’ın ise silahlı unsurlarını Litani Nehri’nin kuzeyine taşıması öngörülüyor. Ancak ateşkesin yürürlüğe girmesinden hemen sonra yaşanan hava saldırısı, anlaşmanın uygulanmasına yönelik endişeleri artırdı. İsrail tarafı, saldırının Hizbullah’ın ateşkesi ihlal eden bir hareketine karşılık verildiğini öne sürerken, Lübnan ordusu ve Hizbullah bu iddiayı yalanladı. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) olayı yakından takip ettiğini ve taraflara itidal çağrısı yaptığını duyurdu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Bu gelişme, sadece Lübnan-İsrail sınırını değil, tüm Ortadoğu’yu etkileyecek potansiyele sahip. Ateşkesin birkaç saat içinde ihlal edilmesi, anlaşmanın sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. İsrail’in sahada Hizbullah’a karşı üstünlük sağladığı bir dönemde yapılan ateşkese rağmen askeri operasyonlara devam etmesi, İran destekli grupların tepkisini çekebilir. Özellikle Suriye’deki İran yanlısı milisler ve Yemen’deki Husiler, Hizbullah’a destek mesajı verebilir. ABD Dışişleri Bakanlığı, tarafları ateşkese tam uymaya çağırırken, Fransa Cumhurbaşkanı Macron anlaşmanın başarısız olması halinde bölgesel bir savaşın kaçınılmaz olacağı uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan’daki istikrarı yakından takip eden ülkelerin başında geliyor. Ateşkesin hemen ardından yaşanan bu ihlal, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki güvenlik çıkarlarını ve bölgesel istikrar vizyonunu doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Hizbullah’ın terör örgütü olarak tanımadığı ancak Lübnan’da etkin bir siyasi aktör olduğu bir ortamda, çatışmaların Türkiye’ye sıçramasını engellemek için diplomatik girişimlerini sürdürmeli. Ayrıca, bu tür ihlaller Suriye’deki Türk askeri varlığını ve mülteci akışını da etkileyebileceğinden, Ankara’nın BM ve diğer uluslararası platformlarda ateşkesin denetlenmesi için daha aktif rol alması beklenebilir.