Mısır, Cumartesi günü Etiyopya'nın kuzeyinde tırmanan çatışmada herhangi bir rolü olduğunu reddetti. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Etiyopya'daki mevcut kriz, Mısır'ın hiçbir rolü olmadığı iç bir meseledir ve olayların arkasındaki gerçek iç saiklerden dikkati başka yöne çekme girişimlerine kapılmamak gerekir" ifadeleri kullanıldı. Bu açıklama, Etiyopya hükümetinin Mısır'ı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ni (TPLF) desteklemekle suçlamasının ardından geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde 2020 yılının Kasım ayında başlayan çatışmalar, Addis Ababa yönetimi ile TPLF arasında yaşanan siyasi anlaşmazlıkların silahlı çatışmaya dönüşmesiyle alevlendi. Başbakan Abiy Ahmed, Tigray bölgesel yönetimine karşı askeri bir operasyon başlattığını duyurmuş, TPLF ise merkezi hükümeti meşruiyetini yitirmekle suçlamıştı. Çatışmalar kısa sürede ülkenin diğer bölgelerine yayılma riski taşır hale geldi ve bölgesel istikrarı tehdit etmeye başladı. Etiyopya hükümeti, Mısır'ın TPLF'ye destek verdiğini iddia ederek, Mısır'ı iç işlerine karışmakla suçladı. Mısır ise bu suçlamaları reddederek, krizin tamamen Etiyopya'nın iç meselesi olduğunu vurguladı.
Mısır ve Etiyopya arasındaki gerilim, yalnızca Tigray çatışmasıyla sınırlı değil. İki ülke arasında yıllardır süregelen Nil Nehri sularının paylaşımı konusundaki anlaşmazlık, ilişkileri gerginleştiren temel faktörlerden biri. Etiyopya, Nil Nehri üzerinde Büyük Rönesans Barajı'nı (GERD) inşa ederek enerji üretimini artırmayı hedefliyor. Mısır ise bu barajın Nil su akışını azaltacağı endişesiyle projeye karşı çıkıyor. Mısır, tarihsel olarak Nil sularının büyük bölümünü kullanma hakkına sahip olduğunu savunurken, Etiyopya barajın kendi kalkınması için hayati olduğunu belirtiyor. Bu anlaşmazlık, iki ülke arasındaki güven bunalımını derinleştiriyor ve Tigray çatışmasındaki suçlamaların da bu bağlamda değerlendirilmesi gerekiyor.
Mısır'ın açıklaması, bölgesel aktörlerin Etiyopya'daki iç çatışmaya müdahil olduğu yönündeki iddiaların ardından geldi. Etiyopya hükümeti, Mısır'ın yanı sıra Eritre ve Sudan'ı da çatışmaya müdahale etmekle suçlamıştı. Ancak Mısır, bu suçlamaları reddederek, krizin iç dinamiklerden kaynaklandığını savunuyor. Uzmanlar, Etiyopya'nın iç çatışmasının bölgesel bir vekalet savaşına dönüşme potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Özellikle Kızıl Deniz ve Horn of Africa bölgesindeki güç mücadeleleri, çatışmanın uluslararası boyut kazanmasına yol açabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'daki çatışma, Afrika Boynuzu'nda istikrarı tehdit eden en önemli krizlerden biri haline geldi. Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, çatışmanın sona erdirilmesi için çağrılarda bulunsa da, taraflar arasındaki derin güvensizlik nedeniyle ateşkes sağlanamıyor. Bölgedeki diğer ülkeler, özellikle Sudan ve Güney Sudan, çatışmanın yayılmasından endişe duyuyor. Eritre'nin Tigray çatışmasına askeri olarak müdahil olduğu iddiaları, krizi daha da karmaşık hale getiriyor. Uluslararası toplum, Etiyopya'daki insani krize dikkat çekerek, yardımların artırılması gerektiğini vurguluyor. Ancak çatışma bölgesine erişim kısıtlı olduğu için insani yardımlar yeterince ulaştırılamıyor.
Mısır'ın açıklaması, bölgesel güç dengeleri açısından önem taşıyor. Mısır, Nil Nehri konusundaki anlaşmazlık nedeniyle Etiyopya ile zaten gergin ilişkilere sahip. Tigray çatışmasında Etiyopya'yı desteklemekle suçlanması, Mısır'ın bölgesel itibarını zedeleyebilir. Mısır, bu tür suçlamaları reddederek, hem uluslararası kamuoyunda hem de bölgesel aktörler nezdinde kendini savunmaya çalışıyor. Öte yandan, Etiyopya'nın iç çatışması, Mısır'ın Nil Nehri konusundaki pozisyonunu güçlendirebilir; zira Etiyopya'nın iç sorunlarla boğuşması, baraj projesine odaklanmasını zorlaştırıyor.
Küresel güçlerin Etiyopya'daki çatışmaya yaklaşımı da dikkat çekici. ABD, Çin ve Avrupa Birliği, çatışmanın sona ermesi için diplomatik çabalarını sürdürüyor. ABD, Etiyopya'daki insan hakları ihlalleri nedeniyle bazı yaptırımlar uyguladı. Çin ise Etiyopya ile ekonomik ilişkilerini sürdürüyor ve çatışmanın yatırımlarını tehdit etmesinden endişe duyuyor. Rusya ise bölgede etkinlik kurmaya çalışıyor. Bu güç mücadelesi, çatışmanın seyrini etkileyebilir. Mısır'ın rolü konusundaki tartışmalar, bölgesel ve küresel aktörlerin Etiyopya'daki gelişmelere müdahil olma potansiyelini gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya'daki çatışma ve Mısır'ın rolüne ilişkin tartışmalar, Türkiye'nin Afrika Boynuzu politikası açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Afrika'da etkinliğini artırarak, Etiyopya ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini güçlendirdi. Etiyopya'daki istikrarsızlık, Türk yatırımlarını ve bölgesel projeleri olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Mısır ile yaşanan gerilim, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Afrika'daki dengeleri gözetmesini gerektiriyor. Türkiye, hem Mısır hem de Etiyopya ile ilişkilerini dengeleyerek, bölgesel barış ve istikrarın korunmasına katkı sağlayabilir. Nil Nehri anlaşmazlığında taraf olmaktan kaçınan Türkiye, arabuluculuk rolü üstlenebilir. Bu kriz, Türkiye'nin Afrika açılımında çok yönlü diplomasi izlemesi gerektiğini gösteriyor.