İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, 2016 yılında Filistinli bir saldırganı etkisiz hale getirdikten sonra öldüren İsrail askeri Elor Azaria'yı affetti. Kudüs Günlüğü gazetesinin haberine göre, Rivlin'in affı, Azaria'nın cezasının kalan kısmını silerek onu serbest bıraktı. Karar, İsrail'de uzun süredir tartışılan bir davada önemli bir dönüm noktası oldu. Azaria, 2016 yılında Hebron'da (El-Halil) gerçekleşen bir saldırı sonrası yerde hareketsiz yatan Filistinli saldırganı başından vurarak öldürmekten suçlu bulunmuş ve 18 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Askeri mahkeme tarafından verilen ceza, daha sonra 14 aya indirilmişti. Azaria, cezasının bir kısmını çektikten sonra 2017'de şartlı tahliye ile serbest bırakılmıştı ancak askeri mahkumiyeti devam ediyordu. Rivlin'in affı, Azaria'nın sicilini temizleyerek askerlik hizmetine dönüşünün önünü açıyor.
Olayın Arka Planı
Olay, Mart 2016'da Hebron'da meydana geldi. İki Filistinli, İsrail askerlerine bıçaklı saldırı düzenlemiş, saldırganlardan biri olay yerinde öldürülmüş, diğeri ise yaralanarak etkisiz hale getirilmişti. Olay yerine gelen Elor Azaria, yerde hareketsiz yatan yaralı saldırganı başından vurarak öldürdü. Olayın görüntüleri kısa sürede yayıldı ve hem İsrail içinde hem de uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekti. İsrail ordusu, Azaria hakkında soruşturma başlattı ve askeri mahkemede yargılanmasına karar verdi. Yargılama süreci boyunca Azaria, cinayetle suçlandı ancak daha hafif bir suçlama olan adam öldürme suçundan mahkum edildi. Ocak 2017'de verilen kararla 18 ay hapis cezası aldı. Bu ceza, askeri mahkeme tarafından Temmuz 2017'de 14 aya düşürüldü. Azaria, Şubat 2017'de cezaevine girdi ve Mayıs 2017'de şartlı tahliye ile serbest bırakıldı. Ancak askeri mahkumiyeti nedeniyle bazı haklarını kaybetti. Affın ardından Azaria'nın askeri sicilindeki suç kaydı silinecek ve kendisine askerlik hizmetine dönme hakkı tanınacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Azaria davası, İsrail toplumunu derinden bölmüştü. Bir kesim, Azaria'nın bir teröristi etkisiz hale getirdiğini ve cezalandırılmasının haksız olduğunu savunurken, diğer kesim ise askerin yargısız infaz yaptığını ve bunun İsrail ordusunun ahlaki değerlerine aykırı olduğunu belirtiyordu. Dava, İsrail askerlerinin işgal altındaki Filistin topraklarındaki davranışları ve uluslararası hukuka uyumu konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uluslararası insan hakları örgütleri, kararı adaletin yerine getirilmesi yolunda bir adım olarak görmüştü. Rivlin'in affı, özellikle Filistin tarafında ve uluslararası kamuoyunda eleştirilere yol açabilir. Filistin yönetimi, affı, İsrail'in Filistinlilere yönelik işlediği suçları meşrulaştırma çabası olarak değerlendirebilir. Öte yandan, İsrail sağ kanadı ve ordunun bazı kesimleri affı olumlu karşıladı. Karar, İsrail'in iç siyasetinde de yankı uyandırabilir; zira ülkede koalisyon görüşmeleri sürerken bu tür bir af, sağ seçmen tabanına mesaj olarak yorumlanabilir. Rivlin, affı onaylarken, "Bu affın, İsrail toplumunda uzlaşma ve şifa sürecine katkı sağlamasını umuyorum" açıklamasında bulundu. Ancak karar, insan hakları savunucuları tarafından "askeri yargı sistemine siyasi müdahale" olarak nitelendirildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destek ve İsrail-Filistin çatışmasındaki hassasiyeti nedeniyle bu affı yakından takip edecektir. Elor Azaria'nın affedilmesi, Türkiye'de İsrail'in Filistinlilere yönelik eylemlerinde cezasızlık kültürünü pekiştirdiği yönünde eleştirilere yol açabilir. Türk dış politikası açısından, bu gelişme, İsrail ile ilişkilerde zaten var olan gerginliği artırabilir ve Filistin meselesinde uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik baskı çağrılarını güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Orta Doğu'daki barış ve istikrar çağrıları bağlamında, bu tür kararların bölgesel güveni sarsabileceği ve iki devletli çözüm umutlarını zayıflatabileceği değerlendirilmektedir.