İsrail'de yayınlanan bir kamuoyu araştırması, İsraillilerin yalnızca yüzde 37'sinin ülkelerinin Gazze Şeridi'ne yönelik savaşı kazandığına inandığını ortaya koydu. Ankete katılanların yüzde 63'ü ise 7 Ekim 2023'teki saldırıya benzer bir saldırının tekrar yaşanabileceğini düşünüyor. İsrail'in Kanal 13 televizyonu tarafından yayınlanan anket, savaşın İsrail toplumunda yarattığı güvenlik endişelerini ve zafer algısındaki bölünmeyi gözler önüne seriyor.
Savaşın Arka Planı ve Toplumsal Algı
7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik gerçekleştirdiği ve yaklaşık 1.200 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırı, İsrail tarihinde derin izler bıraktı. Saldırının ardından İsrail, Gazze'ye yönelik geniş kapsamlı bir askeri operasyon başlattı. Ancak aradan geçen aylara rağmen İsrail kamuoyunda savaşın hedeflerine ulaşıp ulaşmadığına dair ciddi bir tartışma sürüyor. Anket sonuçları, hükümetin "tam zafer" söyleminin toplumda yeterince karşılık bulmadığını gösteriyor. İsraillilerin büyük bir kısmı, Hamas'ın askeri ve yönetimsel kapasitesinin tamamen yok edilmediğine ve benzer bir saldırının tekrarlanabileceğine inanıyor.
Uzmanlar, bu algının birkaç nedeni olduğunu belirtiyor. Öncelikle, savaşın uzaması ve asker kayıplarının artması toplumda yorgunluk yaratmış durumda. Ayrıca, Gazze'deki insani kriz ve uluslararası baskılar, İsrail'in askeri başarısını gölgeliyor. Hükümet yetkilileri sık sık Hamas'ın yenildiğini ve İsrail'in güvenliğinin sağlandığını ifade etse de, sahadaki belirsizlik ve esir takası müzakerelerindeki tıkanıklık, halkın kuşkularını artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail'deki bu kamuoyu eğilimi, yalnızca iç siyaseti değil, bölgesel dengeleri de etkileyebilir. İsrail'in caydırıcılık kapasitesi sorgulanırken, İran ve Hizbullah gibi aktörlerin bölgedeki hamleleri yakından izleniyor. Ayrıca, ABD başta olmak üzere Batılı müttefikler, İsrail'in savaş sonrası Gazze için bir yol haritası olmadığı eleştirisini yapıyor. Anket, İsrail toplumunun geleceğe dair kaygılarını yansıtması açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, savaşın insani boyutu ve uluslararası hukuk ihlalleri iddiaları, İsrail'in küresel imajını zedeliyor. Birçok ülke, ateşkes çağrılarını yinelerken, İsrail içinde de savaşın sona erdirilmesi ve siyasi bir çözüm bulunması yönünde sesler yükseliyor. Ancak hükümet, Hamas'ın tamamen yok edilmesi hedefinden vazgeçmiş görünmüyor. Bu durum, çatışmanın daha da uzaması riskini beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze savaşının başından itibaren ateşkes çağrısı yapmış, iki devletli çözümü savunmuş ve Filistin halkının haklarını uluslararası platformlarda dile getirmiştir. İsrail'deki kamuoyu araştırması, İsrail toplumunun savaşın gidişatından memnun olmadığını ve güvenlik kaygılarının sürdüğünü gösteriyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgede barış ve istikrar için yürüttüğü diplomatik çabaların haklılığını teyit ediyor. Ayrıca, İsrail'in iç istikrarsızlığı, bölgesel gerilimin daha da artması riskini taşıyor. Türkiye, bu süreçte hem Filistinli sivillerin korunması hem de bölgesel tırmanmanın önlenmesi için aktif rol oynamaya devam edecektir.