İsrail ve ABD, mevcut askeri yardım Mutabakat Zaptı'nın (MoU) yerini alacak yeni bir güvenlik işbirliği çerçevesi hazırlamak üzere müzakerelere başladı. İsrail Savunma Bakanlığı Cuma günü yaptığı açıklamada, görüşmelerin başladığını teyit ederken, mevcut MoU'nun 2028'de sona ereceğini hatırlattı. Yeni anlaşmanın, değişen bölgesel tehditler karşısında İsrail'in askeri üstünlüğünü korumayı hedeflediği belirtiliyor. Görüşmelerde, ABD'nin İsrail'e sağladığı yıllık 3,8 milyar dolarlık askeri yardımın yeniden yapılandırılması ve ortak savunma teknolojileri geliştirilmesi gibi başlıklar ele alınıyor. Özellikle İran'ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçlerinin faaliyetleri, müzakerelerin ana gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Mevcut anlaşma ve yeni dönem
İsrail ve ABD arasındaki mevcut Mutabakat Zaptı, 2016 yılında imzalanmış ve 2018-2028 yıllarını kapsayan 38 milyar dolarlık bir askeri yardım paketini içeriyor. Bu anlaşma, İsrail'in ABD'den alacağı F-35 savaş uçakları, helikopterler ve mühimmat gibi kritik savunma sistemlerinin finansmanını sağlıyor. Yeni müzakerelerin, bu yardımın kapsamını genişletmeyi ve İsrail'in savunma sanayisinin ABD ile daha entegre çalışmasını hedeflediği kaydediliyor. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, yaptığı açıklamada, "ABD ile stratejik işbirliğimiz, Ortadoğu'da istikrarın temel taşıdır. Yeni anlaşma, ortak tehditlere karşı daha etkin bir mücadele vermemizi sağlayacak" ifadelerini kullandı. ABD tarafında ise Savunma Bakanlığı yetkilileri, müzakerelerin henüz erken aşamada olduğunu ve her iki ülkenin de çıkarlarını gözetecek bir çerçeve üzerinde çalışıldığını belirtti.
Bölgesel yansımalar
Yeni güvenlik çerçevesi, sadece İsrail-ABD ilişkilerini değil, aynı zamanda Ortadoğu'daki güç dengelerini de etkileme potansiyeli taşıyor. İsrail'in son yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Sudan ve Fas ile normalleşme anlaşmaları imzalaması, bölgede yeni bir ittifak yapılanmasını beraberinde getirdi. ABD, bu normalleşme sürecini teşvik ederken, İsrail'in askeri kapasitesini artırması, İran ve müttefikleri tarafından endişeyle karşılanıyor. Analistler, yeni anlaşmanın İsrail'e daha gelişmiş savunma sistemleri sağlayacağını, bunun da İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir askeri operasyonu kolaylaştırabileceğini belirtiyor. Diğer yandan, Suudi Arabistan'ın da İsrail ile normalleşme müzakerelerine sıcak baktığı ancak Filistin meselesinde ilerleme şartı koştuğu biliniyor. ABD-İsrail güvenlik işbirliğinin derinleşmesi, Filistin yönetimi ve bölgedeki diğer Arap ülkeleri tarafından dikkatle izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-ABD arasında yeni bir güvenlik çerçevesi müzakere edilmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu politikaları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. İsrail'in artan askeri kapasitesi, Doğu Akdeniz'de enerji kaynaklarının paylaşımı ve Kıbrıs meselesi gibi konularda Türkiye'nin çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, İran'a yönelik olası bir askeri operasyon, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'yi güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakabilir. Türkiye'nin, İsrail ile son dönemde normalleşme adımları atmasına rağmen, iki ülke arasındaki güven sorunları devam etmektedir. ABD-İsrail ittifakının derinleşmesi, Türkiye'nin bölgedeki manevra alanını daraltabilir ve Ankara'yı alternatif ittifak arayışlarına itebilir. Bu nedenle, yeni anlaşmanın içeriği ve kapsamı, Türk dış politikası için önemli bir parametre olacaktır.