İsrail, 27 Ekim 2025 tarihinde erken genel seçime gidiyor. Parlamento tarafından Pazar günü alınan kararla belirlenen bu tarih, yasaların izin verdiği en geç seçim takvimi olarak kayıtlara geçti. Seçim, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşı sonrasındaki liderliğine ilişkin adeta bir referandum niteliği taşıyor. 76 yaşındaki Netanyahu, yeniden seçilmek istediğini ve kazanacağını açıklarken, muhalefet partileri savaşın yönetimi ve sonuçlarına odaklanan bir kampanya yürütmeyi planlıyor.
Netanyahu'nun siyasi geleceği ve savaşın gölgesinde seçim
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesini 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği büyük çaplı saldırının ardından başlatılan Gazze savaşı boyunca yönetti. Savaş, Netanyahu'nun liderliğindeki koalisyon hükümeti için en kritik sınav oldu. Şu ana kadar 15 aydır devam eden çatışmalar, sivil kayıplar ve bölgesel gerginlikler Netanyahu'ya yönelik eleştirileri artırdı. Muhalefet, savaşın sona erdirilmesi, esir takası ve uluslararası izolasyonun sonlandırılması vaatleriyle seçmene sesleniyor. Öte yandan Netanyahu, güvenlik politikalarının meyvelerini topladığını ve İsrail'in caydırıcılığını yeniden tesis ettiğini savunuyor. Seçim anketleri, koalisyonun oy kaybettiğini ancak Netanyahu'nun liderliğinde Likud Partisi'nin hala en güçlü siyasi güç olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Gazze savaşının İsrail siyasetine yansıması
İsrail'in 27 Ekim'deki seçimi, yalnızca iç siyaset açısından değil, aynı zamanda Ortadoğu dengeleri ve küresel kamuoyu açısından da kritik öneme sahip. Netanyahu'nun savaş sonrası stratejisi, Hamas'ın askeri ve siyasi kanadını etkisiz hale getirme hedefini koruyor. Ancak uluslararası toplum, özellikle Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, sivil kayıplar ve insani kriz nedeniyle İsrail'e yönelik baskıyı artırıyor. ABD Başkanı'nın ateşkes çağrılarına rağmen Netanyahu, askeri operasyonların devam edeceğini sinyallerini vermişti. Seçimin sonucu, ABD-İsrail ilişkilerinin seyrini, İran'ın bölgedeki nüfuzuna karşı yürütülen gizli operasyonları ve Suudi Arabistan ile normalleşme sürecini doğrudan etkileyecek. Ayrıca Batı Şeria ve Kudüs'teki statükonun korunması veya değişmesi de seçim sonucuna bağlı olarak şekillenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki erken seçim, Türkiye'nin Ortadoğu politikası açısından önemli bir dönemeçtir. Ankara, Gazze savaşı boyunca ateşkes ve insani yardım çağrılarını yineleyerek aktif bir diplomasi yürütmüş ve İsrail ile ticari ilişkileri kısmi olarak askıya almıştır. Netanyahu'nun yeniden seçilmesi halinde, mevcut gergin atmosferin sürmesi ve Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünün sınırlanması beklenebilir. Muhalefetin iktidara gelmesi durumunda ise Türkiye-İsrail ilişkilerinde normalleşme adımları atılabilir, ekonomik ve diplomatik bağlar yeniden güçlenebilir. Bu seçim, aynı zamanda Doğu Akdeniz enerji işbirliği ve Filistin meselesinde Türkiye'nin pozisyonunun nasıl şekilleneceğini belirleyecek kritik bir faktördür.