Gazze Sağlık Bakanlığı, Salı günü yaptığı açıklamada, İsrail'in 17.000'den fazla Filistinlinin yurtdışında tıbbi tedavi görmek üzere Gazze'den ayrılmasını engellediğini duyurdu. Bakanlık, tedavi bekleyen hastalar arasında ölüm oranlarının artabileceği uyarısında bulundu. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, belgelenmiş tıbbi sevk sayısı Mayıs ayı itibarıyla 17.757'ye ulaşmış durumda. Bu hastaların büyük çoğunluğu kanser, kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği ve diğer ciddi sağlık sorunları nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyuyor.
Engellemenin Boyutu ve Sağlık Krizi
Gazze Sağlık Bakanlığı yetkilileri, İsrail makamlarının hasta sevklerini sistematik olarak geciktirdiğini veya tamamen reddettiğini belirtiyor. Bakanlık Sözcüsü Eşref el-Kudra, yaptığı yazılı açıklamada, “Hastalar, İsrail'in engellemeleri nedeniyle acil tıbbi bakıma erişemiyor. Bu durum, özellikle kronik hastalığı olanlar için hayati tehlike oluşturuyor” dedi. Bakanlık verilerine göre, 2023 yılı içerisinde binlerce hasta, Batı Şeria veya yurtdışındaki hastanelere sevk edilmek üzere başvuruda bulunmasına rağmen, çıkış izni alamadı. Gazze'deki sağlık sistemi, yıllardır süren abluka ve savaşlar nedeniyle zaten kırılgan durumda; ilaç, tıbbi malzeme ve uzman personel eksikliği yaşanıyor. Engellemeler, bu zaten zor durumdaki sistemi daha da tıkıyor.
Uluslararası yardım kuruluşları, durumun insani bir felakete dönüştüğü uyarısında bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, Gazze'deki hastaların yaklaşık yüzde 30'u tedavi için sevk edilmesine rağmen İsrail'den çıkış izni alamıyor. Özellikle kanser hastaları için bu durum, hayat kurtarıcı tedavileri geciktirerek ölümcül sonuçlar doğuruyor. Doktorlar Sınır Tanımayan Örgütü, Gazze'deki onkoloji hastalarının yüzde 60'ının sevk edilmesi gerektiğini ancak bunun başarılamadığını belirtiyor.
Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler
Konu, Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri tarafından da gündeme getiriliyor. BM İnsan Hakları Konseyi, İsrail'in Gazze'den tıbbi sevkleri engellemesini uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ise bu uygulamanın Filistinlilere yönelik sistematik bir ayrımcılık olduğunu savunuyor. Avrupa Birliği ve bazı Arap ülkeleri, İsrail'e hasta sevklerine izin vermesi yönünde çağrıda bulunuyor. Ancak İsrail, güvenlik gerekçelerini öne sürerek bu çağrıları geri çeviriyor. İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı bir birim olan Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğü (COGAT), hasta sevklerinin 'güvenlik değerlendirmeleri' çerçevesinde yapıldığını ve 'insani durumların' göz önünde bulundurulduğunu iddia ediyor. Ancak insan hakları grupları, bu değerlendirmelerin keyfi olduğunu ve Filistinlilerin sağlık hakkını ihlal ettiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin İsrail-Filistin ihtilafındaki tarihi duruşu açısından önemli. Türkiye, Gazze'deki insani krizin hafifletilmesi için aktif bir şekilde çalışıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Filistinlilere yönelik politikalarını sık sık eleştiriyor ve bu bağlamda hasta sevklerinin engellenmesi Türkiye'nin tepkisine neden olacak bir konu. Ayrıca Türkiye, Gazze'deki hastaların tedavisi için kendi hastanelerini açmış ve çok sayıda Filistinli hastaya ev sahipliği yapmıştır. Bu haber, Türkiye'nin insani diplomasi konusundaki hassasiyetini vurgulamakta ve iki devletli çözüm vizyonu çerçevesinde Filistinlilerin sağlık hakkının korunması gerekliliğini tekrar hatırlatmaktadır.