İspanyol insani yardım kuruluşu Salvamento Marítimo Humanitario (SMH), Orta Akdeniz'de planladığı bir sonraki kurtarma görevini yakıt maliyetlerindeki aşırı artış nedeniyle 2027 yılına ertelediğini açıkladı. Merkezi Madrid'de bulunan kuruluşun Çarşamba günü yaptığı duyuruya göre, bu karar, dünyanın en ölümcül göç rotalarından biri olan Orta Akdeniz'de insani yardım çabalarının karşı karşıya olduğu finansal baskıları gözler önüne seriyor. SMH, 2025 ve 2026 yıllarında planlanan operasyonlarını iptal ederek, kaynaklarını daha uzun vadeli stratejilere yönlendirecek.
Gelişmenin arka planı
SMH, 2016 yılından bu yana Orta Akdeniz'de göçmen ve mültecileri kurtarmak için faaliyet gösteriyor. Kuruluş, bugüne kadar binlerce kişinin hayatını kurtarmış olsa da, son dönemde artan operasyonel maliyetler, özellikle yakıt fiyatlarındaki küresel artış, misyonların sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Kuruluşun açıklamasına göre, bir kurtarma gemisinin bir haftalık operasyonu için gereken yakıt maliyeti son iki yılda iki katına çıktı. Bu durum, bağışlarla ayakta duran küçük ölçekli STK'lar için ciddi bir darbe.
Orta Akdeniz rotası, Libya'dan İtalya ve Malta'ya uzanan ve her yıl binlerce düzensiz göçmenin hayatını kaybettiği bir güzergah. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, 2023 yılında bu rotada 2 binden fazla kişi yaşamını yitirdi. SMH gibi kuruluşlar, devletlerin yeterli arama kurtarma kapasitesi sağlamaması nedeniyle kritik bir boşluğu dolduruyor. Ancak artan maliyetler, bu boşluğun daha da büyümesine yol açabilir.
SMH'nin kararı, Avrupa'da insani yardım kuruluşlarının genel olarak zorlandığı bir döneme denk geliyor. Birçok STK, pandemi sonrası bağışlarda yaşanan düşüş ve enerji kriziyle mücadele ediyor. Ayrıca, bazı AB ülkelerinin göçmen kurtarma operasyonlarına yönelik artan siyasi baskısı da kuruluşların işini zorlaştırıyor. İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler, STK gemilerini sık sık limanlarına kabul etmeyerek operasyonları geciktiriyor. SMH, bu tür engellerle karşılaşmasa da, finansal sürdürülebilirlik en büyük sorun haline gelmiş durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
Akdeniz'deki göç krizi, yalnızca Avrupa'nın değil, küresel toplumun da öncelikli sorunlarından biri. Çatışma bölgelerinden kaçan insanlar, daha iyi bir yaşam umuduyla tehlikeli yolculuklara çıkıyor. Ancak son yıllarda AB'nin göç politikaları, sınır güvenliğini önceliklendirerek insani boyutu geri plana itiyor. STK'ların operasyonlarını askıya alması, bu boşluğun devletler tarafından doldurulmadığı takdirde ölümlerin artacağı anlamına geliyor. Uzmanlar, SMH'nin kararının diğer kuruluşlar için de bir uyarı işareti olduğunu belirtiyor.
Öte yandan, küresel yakıt fiyatlarındaki dalgalanma, insani yardım operasyonlarının planlanmasını giderek zorlaştırıyor. Ukrayna savaşı sonrası enerji piyasalarında yaşanan şok, denizcilik sektörünü de etkiledi. Kurtarma gemileri gibi özel donanımlı araçların yakıt tüketimi yüksek olduğundan, bu maliyet artışı doğrudan operasyon kapasitesine yansıyor. SMH'nin 2027'ye kadar bekleme kararı, muhtemelen daha uygun finansman koşulları ve yakıt fiyatlarında istikrar beklentisinden kaynaklanıyor. Ancak bu süre zarfında Akdeniz'de can kaybının artmasından endişe ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Akdeniz'deki göç trajedisi, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla göç yollarının kesişim noktasında ve bugüne kadar milyonlarca mülteciye ev sahipliği yaptı. SMH gibi kuruluşların geri çekilmesi, Akdeniz'de devriye ve kurtarma faaliyetlerinde azalmaya yol açarak, Türkiye'ye yönelik göç baskısını dolaylı yoldan artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin insani diplomasi alanındaki etkinliği, bölgesel istikrar açısından önem taşıyor. Yakıt maliyetleri kaynaklı bu tür aksaklıklar, uluslararası işbirliklerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.