İrlandalı yazar Sally Rooney'nin yayıncısı Faber, yazarın Filistin Eylem (Palestine Action) grubuna verdiği destek nedeniyle kitaplarının artık İngiltere'de satılamayacağını duyurdu. Faber'in Çarşamba günü yaptığı açıklamaya göre, grubun Temmuz ayında İngiltere hükümeti tarafından “terör örgütü” ilan edilmesinin ardından Rooney'nin eserlerinin dağıtımı ve satışı yasaklandı. Rooney, daha önce gruba desteğini açıkça ifade etmişti. Bu gelişme, ifade özgürlüğü ve sanatın siyasi aktivizmle kesişimi konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Yasak Kararının Arka Planı
Filistin Eylem grubu, İngiltere'de Filistin yanlısı eylemleriyle tanınıyor ve özellikle İsrail'e silah sağlayan şirketlere yönelik protestolarıyla biliniyor. Temmuz 2025'te İngiltere hükümeti, grubu “terör örgütü” olarak sınıflandırarak yasakladı. Bu yasak, gruba üye olmayı, destek vermeyi veya faaliyetlerine katılmayı suç haline getiriyor. Sally Rooney, yasağın hemen ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla gruba desteğini yinelemiş ve yasağı “ifade özgürlüğüne saldırı” olarak nitelendirmişti.
Faber yayınevi, yasal düzenlemelere uyum sağlamak zorunda olduklarını belirterek, Rooney'nin kitaplarının İngiltere'deki satışını durdurma kararı aldıklarını açıkladı. Yayınevi sözcüsü, “Yazarımızın ifade özgürlüğünü destekliyoruz ancak yürürlükteki yasalar çerçevesinde hareket etmek durumundayız. Bu karar, yasal bir zorunluluktan kaynaklanıyor” dedi. Rooney'nin kitapları arasında “Normal People”, “Conversations with Friends” ve “Beautiful World, Where Are You” gibi uluslararası çok satanlar bulunuyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Bu olay, Birleşik Krallık'ta ifade özgürlüğü ve terörle mücadele yasaları arasındaki dengeyi yeniden gündeme getirdi. İngiltere'nin terör örgütü listesine eklenen gruplara destek vermenin yasaklanması, sanatçılar ve yazarlar üzerinde baskı oluşturuyor. Rooney gibi yüksek profilli bir yazarın kitaplarının yasaklanması, uluslararası edebiyat çevrelerinde tepkiyle karşılandı. PEN International ve İngiliz Yazarlar Birliği gibi kuruluşlar, kararın ifade özgürlüğünü kısıtladığını savunarak hükümeti eleştirdi. Öte yandan, Filistin yanlısı gruplar, yasağın Filistin'e destek veren sesleri susturma amacı taşıdığını belirtiyor. İngiltere hükümeti ise yasağın ulusal güvenlik gerekçesiyle alındığını ve yasaların herkes için eşit uygulandığını savunuyor. Bu gelişme, Avrupa'da sanat ve siyaset ilişkisi bağlamında geniş yankı uyandırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve sanatçıların siyasi aktivizmi açısından doğrudan bir yansıma yaratmasa da, Batı demokrasilerinde terörle mücadele yasalarının sanat ve ifade üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, İngiltere'nin Filistin Eylem grubunu yasaklamasını yakından takip ediyor. Ayrıca, yazarın kitaplarının yasaklanması, Türkiye'deki yayıncılar ve okurlar için de bir dayanışma konusu haline gelebilir. Olay, küresel ölçekte ifade özgürlüğü tartışmalarını alevlendirerek, Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası platformlarda yankı bulabilir.