Fransa, rekor kıran sıcak hava dalgalarıyla mücadele ederken, işçi sağlığını korumaya yönelik adımlarını hızlandırmak için İspanya’nın deneyimine bakıyor. İspanya, 2023 yılında aşırı hava koşulları altında çalışan işçileri koruyan bir yasa çıkardı. Bu yasa, işverenleri hava sıcaklığı belirli bir seviyenin üzerine çıktığında çalışma saatlerini düzenlemekle yükümlü kılıyor. Şimdi Fransa'da benzer bir düzenleme taslağı hazırlanıyor ve 'iklim izni' olarak adlandırılan yeni bir uygulama tartışılıyor.
Sıcak dalgaları tehlikesi büyüyor
Avrupa'da iklim değişikliğine bağlı sıcak hava dalgaları daha sık ve şiddetli hale geliyor. Fransa, bu yaz 40°C'yi aşan sıcaklıklarla karşı karşıya kaldı. Özellikle inşaat, tarım ve lojistik gibi açık havada çalışan işçiler ciddi risk altında. Sıcak çarpması ve ölüm vakaları artış gösterdi. Fransa hükümeti, işçi sendikaları ve işveren örgütlerinin katıldığı bir çalışma grubu oluşturarak mevcut yasal çerçeveyi genişletmeye hazırlanıyor.
İspanya, bu konuda ilk adımı atan ülkelerden biri. 2023 yılında yürürlüğe giren Kraliyet Kararnamesi, işverenleri hava durumu uyarıları yayınlandığında, çalışma saatlerini azaltma veya vardiyaları değiştirme gibi önlemler almaya zorluyor. İspanya Çalışma Bakanlığı, 2022 yılında Madrid ve Barselona gibi büyük şehirlerde sıcak hava dalgası sırasında inşaat alanlarında çalışma yasağı getirmişti.
Fransa iklim izni ile yol arıyor
Fransa'da sol partiler ve çevre örgütleri, işçilere aşırı sıcaklıklarda evde kalma hakkı tanıyan 'iklim izni' önerisini gündeme taşıdı. Bu öneri, yıllık izin hakkına ek olarak kullanılabilecek ve sıcak hava uyarıları sırasında uygulanacak. Benzer bir model, COVID-19 salgını sırasında Fransa'da uygulanan 'pedagojik izin' sistemine benzetiliyor. Ekonomistler bu tür bir iznin işletmelere maliyet getirebileceğini, ancak uzun vadede işçi verimliliği ve sağlık harcamalarında tasarruf sağlayacağını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye de özellikle Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde giderek daha şiddetli sıcak hava dalgalarıyla karşı karşıya. İspanya ve Fransa'daki bu yasal gelişmeler, Türkiye'deki inşaat, tarım ve tekstil sektörlerinde çalışan milyonlarca işçinin sağlığı için emsal teşkil edebilir. Türkiye'nin İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda sıcak hava koşullarına özel düzenlemeler bulunmamakta. Avrupa’daki bu uygulamalar, Türk yasa koyucular için bir model oluşturabilir. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede sosyal politikaların güçlendirilmesi, Türkiye’nin AB uyum sürecinde de önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.