2022 yılında patlak veren ve küresel çapta milyonlarca kuşun ölümüne yol açan yüksek patojeniteli kuş gribi (HPAI) salgını, İskoçya ve Galler kıyılarındaki sümsük kuşu (Morus bassanus) kolonileri için yıkıcı sonuçlar doğurdu. Bilim insanları, bu kolonilerin eski sağlıklı düzeylerine dönmesinin en az 15 yıl alabileceğini belirtiyor. Salgın, özellikle üreme mevsiminde yuvalama alanlarını hedef alarak kolonileri 'eşi benzeri görülmemiş bir ölümcül darbeyle' vurdu. Araştırmacılar, ölüm oranlarının normalin onlarca kat üzerinde seyrettiğini ve bazı bölgelerde kolonilerin yüzde 70'inin yok olduğunu rapor etti.
Salgının Boyutları ve Bilimsel Tespitler
İngiliz Kuş Bilimi Merkezi (BTO) ve Kraliyet Kuşları Koruma Derneği (RSPB) tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma, 2022 bahar ve yaz aylarında HPAI virüsünün sümsük kuşu popülasyonunda neden olduğu tahribatı ortaya koydu. Virüs, özellikle yoğun nüfuslu yuvalama alanlarında hızla yayılarak yetişkin kuşların yanı sıra yavru ve yumurtaları da etkiledi. Araştırmacılar, virüsün deniz kuşları arasında bu kadar hızlı yayılmasının, küresel ısınma ve deniz ekosistemindeki değişikliklerle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. İskoçya'nın Bass Rock adasındaki dünyanın en büyük sümsük kuşu kolonisi, salgından en ağır etkilenen bölgelerden biri oldu.
RSPB'den Dr. Ellie Owen, 'Bu salgın, deniz kuşları için tarihte benzeri görülmemiş bir biyolojik felakettir. Sadece ölümler değil, aynı zamanda üreme başarısının neredeyse sıfıra düşmesi, türün uzun vadeli hayatta kalma şansını ciddi şekilde tehdit ediyor' dedi. Araştırmacılar, kolonilerin toparlanmasının yavaş olacağını çünkü sümsük kuşlarının geç olgunlaştığını ve düşük üreme oranına sahip olduğunu belirtiyor. Bir çift sümsük kuşu yılda sadece bir yavru büyütebilir ve kuşlar beş yaşına kadar olgunlaşmaz.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
Kuş gribinin bu denli yıkıcı olması, sadece türün korunması açısından değil, aynı zamanda deniz ekosistemlerinin sağlığı açısından da endişe verici. Sümsük kuşları, balık popülasyonlarını kontrol altında tutarak ve deniz besin ağının önemli bir parçası olarak ekolojik dengede kilit rol oynar. Salgın, ayrıca İzlanda, Norveç ve Fransa gibi diğer Kuzey Atlantik ülkelerindeki sümsük kuşu kolonilerini de etkiledi. Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN), sümsük kuşlarının koruma statüsünü yeniden değerlendiriyor. Salgının, insan sağlığına doğrudan bir tehdit oluşturmadığı ancak kümes hayvanı endüstrisi ve biyogüvenlik önlemleri için bir uyarı niteliği taşıdığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, göçmen kuş rotaları üzerinde bulunması ve önemli sulak alanlara sahip olması nedeniyle kuş gribi salgınlarına karşı hassas bir konumda. Sümsük kuşları Türkiye kıyılarında doğrudan bulunmasa da, salgın deniz kuşu popülasyonlarının korunması ve biyogüvenlik önlemlerinin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, özellikle İstanbul ve Çanakkale boğazları gibi dar geçitlerde yoğunlaşan göçmen kuş trafiği nedeniyle potansiyel salgın riskleriyle karşı karşıya. Bu tür salgınlar, Türkiye'nin tarım ve hayvancılık sektörünü de etkileyebilir. Dolayısıyla, ulusal kuş gribi izleme ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, sadece yabani kuş popülasyonlarını korumakla kalmayıp kümes hayvanı endüstrisini ve dolayısıyla gıda güvenliğini de garanti altına alabilir. Küresel biyolojik çeşitlilik kaybıyla mücadelede uluslararası iş birliğinin bir parçası olarak Türkiye, iklim değişikliğinin ekosistemlere etkilerini izleme stratejilerine öncelik vermelidir.