Bu hafta İspanya'nın Kuzey Afrika'daki yerleşimi Ceuta'ya zorla giren binlerce Faslı, ülkelerine geri dönerken hayalleri yıkılmış ve İspanya'ya ulaşmanın risklerine değmediğine artık ikna olmuş bir halde. Fas'ın kuzeyindeki Nador kentinden gelen 23 yaşındaki meyve satıcısı Mohamed Nias, sınırda yaşadığı travmatik deneyimi şöyle anlattı: 'Ceuta'ya ayak bastığımda her şeyin değişeceğini sanmıştım. Ama polis bizi köpeklerle kovaladı, arkadaşlarımın yaralandığını gördüm. Bu bir kabus.' Nias, salı günü Fas polisine teslim edilen yüzlerce kişiden biriydi. Ceuta'daki geçici bir kabul merkezinde kısa bir süre kaldıktan sonra, Fas'ın kuzeyindeki Tetuan kentine otobüsle gönderildi. Yanında sadece ıslanmış bir çanta ve derin bir hayal kırıklığı vardı.
Ceuta'ya akın ve krizin patlak vermesi
İspanya'nın Afrika kıtasındaki iki özerk kentinden biri olan Ceuta, 17-18 Mayıs tarihlerinde yaklaşık 8.000 Faslının denizden ve kara sınırından geçerek kitlesel girişiyle sarsıldı. Fas'ın İspanya'ya yönelik sınır kontrolünü gevşettiği iddiaları, iki ülke arasında diplomatik krize yol açtı. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, bu gelişmeyi 'Fas'ın Avrupa'ya karşı bir tehdit olarak kullandığı bir göç baskısı' olarak nitelendirdi. Öte yandan Fas hükümeti, sınırda 'olağanüstü bir güvenlik açığı' yaşandığını ve göçmenlerin fırsatçı davranışlarının kurbanı olduklarını savundu. Ancak Ceuta'ya ulaşanların çoğu, İspanya'da daha iyi bir yaşam umuduyla bu yola başvurduğunu söylüyor. Fas pulmoner hastalıkları, işsizlik ve yoksulluk nedeniyle genç nüfusunun önemli bir bölümünü Avrupa'ya göç etmeye itiyor. İspanya İçişleri Bakanlığı, bu hafta sonu itibarıyla Ceuta'daki Faslıların yaklaşık 7.500'ünün ülkelerine geri gönderildiğini açıkladı. Geri kalanların ise kimlik tespit işlemleri sürüyor. Sınır dışı edilenler arasında, bir hafta önce işini kaybettiğini söyleyen 30 yaşındaki Hamid el-Şarkawi de var: 'Fas'ta hiçbir geleceğim yok. İspanya'ya kaçtım ama yakalandım. Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum.'
İki ülke arasındaki gerilim ve Avrupa'nın göç politikaları
Bu olay, İspanya ile Fas arasında zaten hassas olan ilişkileri daha da gerdi. İspanya, Fas'ın Batı Sahra konusundaki tutumunu değiştirmesi karşılığında göçmen akınını kullandığını iddia ediyor. Fas ise bu suçlamaları reddediyor ve sınır güvenliğinden İspanya'nın sorumlu olduğunu savunuyor. Avrupa Birliği, Ceuta'daki krizi yakından izlerken, sınır yönetimi ve göç konusunda ortak bir çözüm çağrısında bulundu. Ancak AB ülkeleri arasında göç yükünün paylaşılması konusundaki anlaşmazlık, krize kalıcı bir çözüm bulunmasını zorlaştırıyor. İspanya, AB sınırlarını korumak için Frontex'ten daha fazla destek istiyor. Öte yandan göçmen hakları örgütleri, zorla geri göndermelerin uluslararası hukuka aykırı olabileceğini belirtiyor. Ceuta'daki bazı Faslıların sığınma talebinde bulunmak istediği, ancak İspanyol polisinin bu talepleri dikkate almadığı yönünde iddialar var. İspanyol hükümeti ise bu iddiaları reddediyor ve tüm göçmenlerin bireysel olarak değerlendirildiğini savunuyor. Bu kriz, Avrupa'nın güney sınırlarındaki göç baskısının sadece Libya ve Türkiye üzerinden olmadığını, Batı Akdeniz rotasının da giderek daha tehlikeli hale geldiğini gösteriyor. İspanya'nın Ceuta ve Melilla kentleri, Avrupa'ya açılan kapılar olarak her yıl binlerce göçmenin umudunu test ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile göç mutabakatı ve sınır güvenliği politikaları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, 2016 anlaşmasıyla AB'ye yönelik düzensiz göçü engelleme karşılığında mali destek almıştı. Ancak Fas-İspanya krizi, göçün bir dış politika aracı olarak kullanılabileceğini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, benzer şekilde, Batılı ülkelerle yaşadığı anlaşmazlıklarda göçmen akınını bir koz olarak kullanmakla suçlanmıştı. Bu durum, Ankara'nın uluslararası alanda kırılgan bir denge üzerinde olduğunu gösteriyor. Ayrıca, Avrupa'nın göç yönetimindeki zafiyetleri, Türkiye'nin de dahil olduğu Doğu Akdeniz rotasındaki göç baskısını artırabilir. Türkiye'nin sınır güvenliği önlemleri ve göçmen politikaları, bu tür krizlere karşı daha dayanıklı olmalıdır.