İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Fas sınırındaki Ceuta'ya düzensiz göç akını nedeniyle artan ölü sayısı karşısında Avrupa Birliği liderlerini açıkça 'bencil' olmakla suçladı. Sanchez, acil toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, AB'nin ortak göç politikası oluşturmadaki yetersizliğine dikkat çekti. Bu arada, eski ABD Başkanı Donald Trump da tartışmaya dahil olarak sınır ihlalini 'felaket' olarak nitelendirdi. Fas tarafından gönderilen binlerce kişi, İspanyol toprağı olan Ceuta'ya yüzerek veya çitleri aşarak geçmeye çalışırken, bazılarının hayatını kaybettiği bildiriliyor.
Ceuta'da Neler Oluyor?
Kuzey Afrika kıyısında yer alan İspanyol özerk şehri Ceuta, son günlerde yaklaşık 8.000 kişinin düzensiz geçiş girişimiyle sarsıldı. Bu kişiler, Fas'ın sınır kontrolünü gevşetmesiyle birlikte deniz yoluyla veya karadan sınırı geçmeye çalıştı. İspanyol yetkililer, kente ulaşanların bir kısmını geri gönderirken, binlerce kişi de şehirde toplandı. Ölü sayısı henüz resmi olarak açıklanmazken, bazı kaynaklar en az iki kişinin öldüğünü, yüzlerce kişinin de kaybolduğunu öne sürüyor. Sanchez, bu durumu 'Avrupa'nın güney sınırında bir kriz' olarak tanımlayarak, AB'nin ortak bir göç politikası geliştirmesini ve üye devletlerin dayanışma göstermesini talep etti.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, İspanya'ya desteklerini ifade ederken, bazı üye ülkelerin sınır güvenliği konusunda daha sert önlemler alınması yönündeki talepleri ise devam ediyor. Sánchez, Brüksel'in krize kayıtsız kalmasını eleştirerek, "Avrupa'nın bu durumdan ders çıkarması ve sorumluluğu paylaşması gerekirken, bazı liderlerin bencil tutumu kabul edilemez" dedi. Özellikle Macaristan ve Polonya gibi ülkelerin göçmen karşıtı politikaları, AB içinde ortak bir mutabakatın sağlanmasını zorlaştırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Fas ile İspanya Arasındaki Kriz
Ceuta krizi, sadece bir göç sorunu değil, aynı zamanda İspanya ile Fas arasında diplomatik bir gerilimin de göstergesi. Fas, Batı Sahra konusundaki tutumu nedeniyle İspanya'yı cezalandırmak amacıyla sınır kontrolünü gevşettiği yönünde suçlamalarla karşı karşıya. İspanya Dışişleri Bakanlığı, Fas'ın bu davranışını 'şantaj' olarak nitelendirdi. Diğer yandan, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın olaya müdahil olması, göç meselesinin uluslararası boyutunu gözler önüne seriyor. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Avrupa, sınırlarını koruyamazsa yok olur" ifadelerini kullandı ve bu durumun bir 'felaket' olduğunu söyledi.
Uzmanlar, Ceuta krizinin Akdeniz'deki düzensiz göç sorununu yeniden gündeme getirdiğini ve AB'nin göç politikalarındaki bölünmüşlüğü ortaya çıkardığını belirtiyor. Özellikle COVID-19 salgını sonrası ekonomik zorluklar ve Afrika'daki istikrarsızlık, göç baskısını artırıyor. İspanya, bu tür krizlerle başa çıkmak için AB'den mali ve operasyonel destek beklerken, bazı üye ülkelerin sınır çitlerini güçlendirme eğilimi, insan hakları örgütlerinin tepkisini çekiyor. Uluslararası Af Örgütü, İspanya'nın sınır dışı işlemlerinde hukuki güvence sağlamasını ve göçmenlerin korunması için gerekli önlemleri almasını istedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ceuta krizi, AB'nin göç politikalarındaki çıkmazı bir kez daha gözler önüne sererken, Türkiye'nin 2016 anlaşması kapsamında AB ile yürüttüğü göç iş birliğinin önemini artırıyor. Türkiye, benzer bir krizle karşı karşıya kaldığında AB'nin dayanışma göstermediğini defalarca dile getirmişti. Bu durum, Türkiye'nin elini güçlendirirken, AB'nin göç yükünü paylaşma konusundaki isteksizliği, iki taraf arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim kaynağı olabilir. Ayrıca, Avrupa'daki aşırı sağın yükselişi ve sınır güvenliği söylemlerinin güçlenmesi, Türkiye'nin Avrupa'daki imajını ve müzakerelerini etkileyebilir. Türkiye'nin, AB ile göç konusundaki iş birliğini sürdürürken, insan hakları ve uluslararası hukuk ilkelerine bağlı kalması önem taşıyor.