İskoçya'dan bakan biri olarak, İngiltere'de su hizmetlerinin özelleştirilmesinin yol açtığı felaketi üzülerek izliyorum. 1989'da Margaret Thatcher hükümeti tarafından gerçekleştirilen su özelleştirmesi, bugün İngiltere'nin en büyük altyapı krizlerinden birine dönüşmüş durumda. Oysa İskoçya, su ve kanalizasyon hizmetlerini kamu eliyle yürütmenin başarılı bir örneğini sunuyor. BBC'deki tartışma programlarını dinlerken, İngiliz su şirketlerinin kamulaştırılmasının 'radikal bir sosyalist fikir' gibi sunulduğunu görüyorum. Burada, İskoçya'da buna 'sağduyu' diyoruz.
Gelişmenin arka planı: Özelleştirmenin 35 yıllık bilançosu
İngiltere'de su özelleştirmesinin kökenleri, 1989 yılına dayanıyor. O dönemde Thatcher hükümeti, on bölgesel su otoritesini özel şirketlere devretti. Amaç, verimliliği artırmak ve altyapıya özel sermaye çekmekti. Ancak aradan geçen 35 yılda tablo hiç de iç açıcı değil. Özel su şirketleri, kar maksimizasyonunu önceliklendirdi ve yatırımlarını kısarak altyapıyı ihmal etti. Thames Water gibi dev şirketler, kanalizasyon sızıntıları ve içme suyu kalitesindeki düşüş nedeniyle sürekli eleştiri oklarına hedef oluyor. Geçtiğimiz yıl, İngiltere'nin nehirlerine ve denizlerine milyarlarca litre atık su boşaltıldığı ortaya çıktı. Bu durum hem çevre hem de halk sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
İskoçya'nın yaklaşımı ise tamamen farklı. İskoç Hükümeti, Scottish Water adlı kamu şirketi aracılığıyla su hizmetlerini yürütüyor. Şirket, kar amacı gütmüyor ve tüm gelirini altyapı yatırımlarına ayırıyor. Son 20 yılda Scottish Water, su kalitesini iyileştirmek ve sızıntıları azaltmak için büyük ilerleme kaydetti. Şirketin performansı, bağımsız denetimlerle düzenli olarak test ediliyor ve sonuçlar kamuoyuyla paylaşılıyor. Bu şeffaflık, halkın güvenini artırıyor. İskoçya'da su faturaları, İngiltere'ye kıyasla daha düşük ve hizmet kalitesi daha yüksek. Bu durum, 'kamu işletmeciliği verimsizdir' tezini çürüten somut bir örnek olarak öne çıkıyor.
Bölgesel veya küresel boyut: Özelleştirme karşılaştırması ve gelecek senaryoları
İngiltere'de su özelleştirmesinin başarısızlığı, küresel ölçekte 'su özelleştirmesi' tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Dünya Bankası ve IMF gibi kuruluşlar, gelişmekte olan ülkelere su hizmetlerini özelleştirmeleri yönünde tavsiyelerde bulunuyor. Ancak İngiltere deneyimi, bu tavsiyelerin ne kadar riskli olabileceğini gösteriyor. Paris, Berlin ve diğer Avrupa başkentleri, su yönetiminde kamu-özel ortaklıklarının farklı modellerini uyguluyor. Fransa'da su yönetimi genellikle özel şirketlere devredilmiş olsa da, sözleşmeler daha sıkı denetleniyor. İngiltere'de ise özelleştirme sonrası düzenleyici kurumların yetersizliği, şirketlerin çevresel ve sosyal sorumluluklarını göz ardı etmesine yol açtı.
Türkiye'de de belediye su hizmetlerinde özel sektör katılımı tartışmaları yaşanıyor. Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde su yönetimi kamu elinde olsa da, bazı küçük belediyeler özel şirketlerle çalışıyor. İngiltere'nin deneyimi, bu tür ortaklıkların dikkatle düzenlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Suyun stratejik bir kaynak olduğu unutulmamalı; su hizmetlerinin kar odaklı işletilmesi, toplumsal eşitsizlikleri derinleştirebilir. Özellikle iklim değişikliğiyle birlikte su kıtlığı riski artarken, kamu kontrolünün önemi daha da belirginleşiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki su özelleştirmesi felaketi, Türkiye için önemli dersler içeriyor. Türkiye, su kaynakları açısından zengin bir ülke değil ve kişi başına düşen su miktarı giderek azalıyor. Bu nedenle su yönetiminin stratejik bir öncelik olarak ele alınması gerekiyor. Su hizmetlerinin özelleştirilmesi, kısa vadede maliyet avantajı sağlayabilir ancak uzun vadede altyapı yatırımlarının ihmal edilmesi ve hizmet kalitesinin düşmesi riski taşıyor. Türkiye'nin, İskoçya'nın kamu işletmeciliği modelini incelemesi ve su yönetiminde şeffaflık ile hesap verebilirliği artırması faydalı olacaktır. Ayrıca Türkiye, sınır aşan sular konusunda da bölgesel iş birliklerine önem veriyor; suyun stratejik değeri, bu tür iş birliklerinin önemini daha da artırıyor.