Birleşik Krallık'ta ısı pompası satışları, hükümetin önemli bir destek programını sonlandırmasının ardından belirgin bir yavaşlama gösterdi. İklim değişikliğiyle mücadele konusunda uyarılarda bulunan bağımsız bir kuruluş olan İklim Değişikliği Komitesi (CCC), bu durumun ülkenin 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma çabalarını baltaladığını ifade etti. Raporda, ısı pompalarının evlerde kullanımının yaygınlaştırılmasının, İngiltere'nin karbon emisyonlarını azaltma stratejisinin merkezinde yer aldığı vurgulandı.
Destek Programının Kesilmesi ve Piyasaya Etkisi
Birleşik Krallık hükümeti, geçtiğimiz yılın sonlarında, ev sahiplerine ısı pompası kurulumu için 5.000 sterline kadar hibe sağlayan 'Isı Pompası Hazır' programını sonlandırdı. Programın yerine, daha düşük teşvikler sunan ve bazı hanelerin erişimini kısıtlayan yeni bir plan getirildi. Bu değişiklik, sektörde belirsizlik yarattı ve satışların hızla düşmesine neden oldu. Sektör temsilcileri, 2023'te bir önceki yıla göre %20 artış gösteren satışların, 2024'ün ilk çeyreğinde keskin bir düşüşle karşı karşıya kaldığını belirtiyor. CCC, hükümeti bu kararından dönmeye çağırırken, aksi takdirde 2028 yılına kadar yılda 600.000 adet ısı pompası kurulumu hedefinin ulaşılamaz hale geleceğini belirtiyor.
Uzmanlara göre, ısı pompalarının maliyeti hala birçok hane için yüksek seviyelerde. Ortalama bir kurulum 10.000 ila 15.000 sterlin arasında değişiyor. Hükümet desteğinin azalması, özellikle düşük gelirli hanelerin bu teknolojiye geçişini zorlaştırıyor. Ayrıca, fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar da tüketicilerin yatırım kararlarını etkiliyor. Doğal gaz fiyatlarının nispeten düşük seyretmesi, ısı pompalarının işletme maliyeti avantajını kısmen ortadan kaldırmış durumda. Bu durum, hükümetin uzun vadeli bir teşvik mekanizması olmaksızın yeşil dönüşümü sağlamasının zor olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Perspektif
Isı pompası pazarındaki bu durgunluk, yalnızca Birleşik Krallık'a özgü değil. Avrupa genelinde, birçok ülke enerji krizi sonrası yeşil enerji teşviklerini gözden geçiriyor. Almanya, ısı pompası kurulumlarını sübvanse ederken, Fransa ve İtalya'da benzer programlar devam ediyor. Ancak siyasi ve ekonomik baskılar, hükümetlerin uzun vadeli taahhütlerini sürdürmesini zorlaştırıyor. Öte yandan, Çin ve ABD gibi büyük ekonomiler, ısı pompası üretiminde ve kullanımında hızlı bir artış yaşıyor. Küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlama hedefi doğrultusunda, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2030 yılına kadar dünya genelinde 600 milyon ısı pompası kurulumu gerektiğini belirtiyor. Mevcut eğilimler bu hedefin oldukça gerisinde kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatına bağımlı bir ülke olarak, ısı pompaları gibi verimli teknolojilerin yaygınlaştırılmasından doğrudan etkilenebilir. Türkiye'de son yıllarda doğal gaz fiyatlarındaki artış, alternatif ısıtma sistemlerine olan ilgiyi artırmış durumda. Ancak, Birleşik Krallık'ta yaşanan bu gelişme, hükümet desteğinin sürdürülebilirliği olmadığında yeşil dönüşümün sekteye uğrayabileceğini gösteriyor. Türkiye'nin de benzer şekilde, ısı pompası teşviklerini uzun vadeli ve istikrarlı bir politikayla desteklemesi, hem enerji verimliliği hedeflerine ulaşmak hem de cari açığı azaltmak açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında ulusal katkı beyanını güncellemesi ve somut adımlar atması bekleniyor. Isı pompalarının yaygınlaşması, bu hedeflere ulaşmada önemli bir araç olabilir.