İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın eski üst düzey danışmanı Morgan McSweeney, Başbakan'ın eski ABD Başkanı Donald Trump'la yaptığı ilk telefon görüşmesine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. BBC'ye konuşan McSweeney, Trump'ın görüşme sırasında beklediğinden çok daha esprili ve cana yakın olduğunu ifade etti. Görüşmenin, Starmer'ın göreve başlamasının ardından iki lider arasında kurulan ilk diyalog olması nedeniyle siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdığı belirtiliyor. McSweeney, bu samimi havanın iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği için olumlu bir işaret olarak değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi.
Samimi bir diyalog: Trump'tan beklenmedik espri
McSweeney, görüşmenin ayrıntılarını paylaşırken, Trump'ın kendine özgü üslubunu koruduğunu ancak Starmer'a karşı oldukça sıcak ve doğal bir tavır sergilediğini anlattı. Eski danışman, "Trump beklediğimden çok daha espriliydi. Açıkçası bu beni şaşırttı çünkü kamuoyundaki imajı oldukça farklı. Ancak özel görüşmelerde çok daha rahat ve esprili biri olduğunu gözlemledim" dedi. İki liderin, ortak gündem maddeleri üzerinde durduğu ve özellikle ticaret, güvenlik ve Ukrayna'daki savaş gibi konuları ele aldığı belirtiliyor. Görüşmenin yaklaşık 30 dakika sürdüğü ve resmi bir randevu çerçevesinde gerçekleştiği ifade ediliyor.
Starmer'ın bu görüşmede, İngiltere'nin ABD ile olan özel ilişkisine vurgu yaptığı ve iki ülke arasındaki iş birliğinin derinleştirilmesi konusunda kararlı olduğu aktarılıyor. McSweeney, Başbakan'ın bu ilk temasta, pragmatik ve yapıcı bir dil kullanarak Trump'ın güvenini kazanmaya çalıştığını sözlerine ekledi. Öte yandan Trump'ın da Starmer'ın liderliğine saygı duyduğunu ifade ettiği ve gelecekteki iş birliklerine açık olduğunu belirttiği kaydediliyor.
Transatlantik ilişkilerde yeni sayfa mı?
Bu telefon görüşmesi, iki ülke arasındaki transatlantik ilişkilerin geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Britanya'nın Brexit sonrası küresel arenada yeni bir pozisyon arayışı içinde olduğu bir dönemde, ABD ile kurulacak sağlam bir diyaloğun önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. McSweeney, görüşmenin tonunun, iki lider arasındaki kişisel uyumun iyi olduğunu gösterdiğini ve bunun ilerideki müzakereler için olumlu bir zemin hazırlayabileceğini belirtti. Özellikle ticaret anlaşmaları, savunma harcamaları ve iklim değişikliği gibi konularda iki ülkenin ortak paydada buluşması bekleniyor. Ancak ABD'de yaklaşan başkanlık seçimleri ve Trump'ın yeniden aday olma ihtimali, bu ilişkilerin seyri üzerinde belirleyici olacak.
Analistler, Starmer'ın bu ilk adımda Trump'ı kazanmayı başarmasının, İngiltere'nin ABD'deki müttefikleri nezdinde elini güçlendirebileceğini ifade ediyor. Bununla birlikte, Trump'ın değişken siyasi tutumu ve daha önceki döneminde İngiltere ile yaşadığı pürüzler hatırlandığında, bu samimi havanın kalıcı olup olmayacağı merak konusu. McSweeney, bu görüşmenin ardından düzenli bir iletişim kanalının kurulması için çalışmaların devam ettiğini sözlerine ekledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere-ABD ilişkilerindeki bu sıcak hava, Türkiye açısından da yakından izlenmelidir. Zira Türkiye, her iki ülkeyle de önemli diplomatik ve ekonomik bağlara sahiptir. İngiltere ve ABD arasındaki güçlü bir iş birliği, özellikle NATO ve transatlantik savunma mimarisi içinde Türkiye'nin konumunu etkileyebilir. Ayrıca, Starmer'ın Trump'la kurduğu kişisel diyalog, Türkiye'nin ABD ile yaşadığı bazı gerginliklerde (F-35, S-400, Suriye politikası gibi) ara buluculuk rolü oynayabilir. Ancak Trump'ın Türkiye karşıtı söylemleri ve önceki dönemde uyguladığı yaptırımlar göz önüne alındığında, Ankara'nın bu yeni dönemde temkinli bir iyimserlikle hareket etmesi beklenebilir.