Etiyopya'nın Oromia bölgesindeki Shashemene şehrinde, kuduz salgını nedeniyle son haftalarda en az 14 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından yetkililer, başıboş ve sahipli köpeklerin toplanarak öldürülmesi yönünde sert önlemler aldı. BBC'nin yerel kaynaklara dayandırdığı haberine göre, bazı bölge sakinleri, para cezası veya hapis cezasıyla karşılaşmamak için kendi köpeklerini asmak zorunda kaldıklarını belirtti. Belediye yetkilileri, salgının kontrol altına alınması için 15 gün içinde şehirdeki tüm köpeklerin itlaf edilmesi emrini verdi. Ancak uygulama, hayvan hakları savunucuları ve bazı vatandaşlar arasında büyük tepki çekiyor.
Zorunlu itlaf: Köpek sahipleri ikilemde
Shashemene sakinlerinden Tesfaye Abebe, BBC'ye yaptığı açıklamada, “Köpeğimi 10 yıldır besliyorum, ailemizin bir parçasıydı. Ancak belediye görevlileri, eğer kendim öldürmezsem beni tutuklayacaklarını ve 5.000 Etiyopya birri (yaklaşık 90 dolar) para cezası keseceklerini söyledi. Çaresizdim, kendi ellerimle astım” dedi. Benzer şekilde, birçok köpek sahibi, hayvanlarını veterinere götürme veya aşılatma şansı bulamadan itlaf etmek zorunda kaldı. Yerel yetkililer, salgının yayılmasını önlemek için acil önlemler aldıklarını, ancak hayvan hakları konusunda hassasiyet gösterdiklerini belirtti. Belediye Başkanı Lemma Deressa, “Amacımız kuduzu tamamen ortadan kaldırmak. Bunun için geçici olarak zor kararlar almak zorundayız. Ancak hayvan sahiplerine tazminat ödenmesi konusunu değerlendiriyoruz” dedi.
Kuduz, Etiyopya'da ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, ülkede her yıl ortalama 10.000 kişi kuduz şüphesiyle tedavi görüyor ve yaklaşık 300 kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Shashemene'deki salgın, özellikle kırsal alanlarda aşılama oranlarının düşük olması ve başıboş köpek popülasyonunun kontrolsüz artışıyla ilişkilendiriliyor. Hayvan hakları örgütü PETA'nın Etiyopya temsilcisi Hiwot Ayalew, “Toplu itlaf, kuduzla mücadelede etkisiz bir yöntemdir. Aşılama ve kısırlaştırma kampanyaları uzun vadede daha başarılı sonuçlar veriyor” dedi.
Küresel boyut: Kuduzla mücadelede tartışmalı yöntemler
Shashemene'deki olay, kuduzla mücadelede toplu itlaf yönteminin insani ve etik boyutlarını yeniden gündeme getirdi. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 59.000 kişi kuduzdan ölüyor ve bu ölümlerin çoğu Afrika ve Asya'da gerçekleşiyor. DSÖ, kuduzla mücadelede en etkili yöntemin köpeklerin kitlesel aşılanması olduğunu vurgularken, bazı ülkeler hala itlafı tercih ediyor. Etiyopya hükümeti, Dünya Sağlık Örgütü ve diğer uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde aşılama kampanyaları yürütse de, kaynak yetersizliği nedeniyle bu kampanyalar sınırlı kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya'daki kuduz salgını ve başa çıkma yöntemleri, Türkiye'deki başıboş hayvan popülasyonu ve kuduz riski yönetimi açısından önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye, son yıllarda kuduz vakalarını büyük ölçüde kontrol altına almış olsa da, özellikle kırsal bölgelerde başıboş köpeklerin aşılanması ve kısırlaştırılması konusunda benzer zorluklarla karşılaşıyor. Etiyopya'daki gibi toplu itlaf yöntemine başvurulmasa da, Türkiye'nin hayvan hakları ve halk sağlığı dengesini gözeten bir politika izlemesi, uluslararası itibarı ve AB süreci açısından kritik öneme sahip. Bu olay, gelişmekte olan ülkelerde kuduzla mücadelede kaynak yetersizliğinin yarattığı etik ikilemleri gözler önüne seriyor.