Britanya'da iktidardaki İşçi Partisi (Labour Party), Cuma günü düzenlenecek özel bir kongrede deneyimli siyasetçi Andy Burnham'ı yeni genel başkanı ve ülkenin bir sonraki başbakanı olarak resmen ilan etmeye hazırlanıyor. 'Kuzey Kralı' lakaplı Burnham, Sir Keir Starmer'ın istifasının ardından partinin başına geçerken, Birleşik Krallık son on yılda yedinci başbakanına kavuşacak.
Burnham'ın Siyasi Yolculuğu ve Liderlik Yarışı
Andy Burnham, 2017'den bu yana Greater Manchester Belediye Başkanı olarak görev yapıyor. Daha önce Gordon Brown ve Tony Blair hükümetlerinde Sağlık, İçişleri ve Kültür bakanlıkları yapmıştı. Parti içindeki popülaritesi özellikle Kuzey İngiltere'deki taban desteğiyle biliniyor. Starmer'ın geçen ay parti içi güven oylamasında yenilmesinin ardından başlayan liderlik yarışında Burnham, rakipleri eski Hazine Bakanı Rachel Reeves ve Dışişleri Bakanı David Lammy'yi geride bıraktı. Parti üyeleri ve sendikalar arasında yapılan oylamada yüzde 68 oy alan Burnham, açık ara birinci oldu.
Kongrede yapılacak konuşmasında parti içi birliğe vurgu yapması beklenen Burnham'ın, kamu hizmetlerine ağırlık veren bir politika çizgisi izleyeceği tahmin ediliyor. Manchester'ın toplu taşıma, konut ve sağlık alanındaki başarılı yönetimi, ulusal çapta da referans alınacak. Liderliğinin ilk günlerinde sağlık ve eğitim reformlarına öncelik vereceği konuşuluyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
Burnham'ın başbakan olması, özellikle Avrupa Birliği ile ilişkilerde yeni bir sayfa açılmasına yol açabilir. Daha önce Brexit karşıtı kampanyada aktif rol oynayan Burnham, AB ile ticari bağların güçlendirilmesinden yana. Ancak AB'ye yeniden katılma konusunda temkinli bir duruş sergileyeceği belirtiliyor. Ayrıca ABD Başkanı Joe Biden yönetimiyle yakın işbirliğini sürdürmesi ve NATO'nun Avrupa kanadında daha etkin bir rol oynaması bekleniyor.
İç politikada ise İskoçya'nın bağımsızlık taleplerine karşı daha merkeziyetçi bir yaklaşım benimseyen Burnham, Birleşik Krallık'ın bütünlüğünü koruma konusunda kararlı. Kuzey İrlanda Protokolü ve Galler'deki ayrılıkçı hareketlerle ilgili daha diyalog odaklı bir politika izleyeceği sinyalini verdi. Göç ve sığınmacı politikalarında ise daha insani bir çizgi benimsemesi, ancak yasa dışı geçişleri caydırmak için Fransa ile işbirliğini artırması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Burnham'ın başbakan olması, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olmayabilir. Zira İngiltere'nin dış politikası genellikle parti liderlerinden bağımsız, kurumsal çizgide ilerler. Ancak Burnham'ın AB ile yakınlaşma çabaları, Türkiye'nin Avrupa entegrasyonu sürecini dolaylı etkileyebilir. Ayrıca iklim değişikliği ve yeşil enerji konularında aktif bir gündemi olan Burnham, Türkiye ile bu alanlarda işbirliğine açık olabilir. Ticaret hacmi 2024'te 20 milyar sterline ulaşan iki ülke arasında mevcut serbest ticaret anlaşmasının kapsamının genişletilmesi mümkün görünüyor. Güvenlik alanında ise NATO çerçevesindeki işbirliğinin sürmesi bekleniyor.