İrlanda, İsrail’in aşırı sağcı iki bakanına seyahat yasağı getirdi. İrlanda Başbakanı Simon Harris, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in ülkeye girişine izin verilmeyeceğini duyurdu. Harris, söz konusu bakanların eylemlerinin “Filistinlilerin yok edilmesini istemek anlamına geldiğini” belirtti. Karar, Avrupa Birliği üyesi bir ülkenin İsrail hükümetinin üst düzey isimlerine uyguladığı en sert diplomatik yaptırımlardan biri olarak değerlendiriliyor. İrlanda Dışişleri Bakanı Micheál Martin de, yasağın iki bakanın Batı Şeria’da yasa dışı Yahudi yerleşimlerini teşvik eden ve Filistinli sivillere yönelik şiddeti körükleyen söylemleri nedeniyle alındığını ifade etti.
Gelişmenin Arka Planı
İrlanda hükümeti, Smotrich ve Ben-Gvir’i uzun süredir Filistin topraklarında insan hakları ihlallerini teşvik etmekle suçluyor. Smotrich, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesinde kilit rol oynarken, Ben-Gvir Filistinlilere karşı sert tedbirleri savunan bir isim olarak biliniyor. İkili, daha önce de Avrupa Birliği tarafından kınanmış ancak bu kadar somut bir yaptırımla karşılaşmamıştı. İrlanda’nın bu adımı, ülkenin Ortadoğu’daki tutumunun bir yansıması. Dublin yönetimi, 1980’lerden bu yana Filistin devletinin kurulmasını destekliyor ve 2021’de İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim politikalarını “ilhak” olarak nitelendiren ilk AB ülkesi olmuştu. Öte yandan İsrail, İrlanda’nın kararına sert tepki gösterdi. İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İrlanda’nın “terörizme ve Yahudi karşıtlığına prim verdiğini” öne sürdü. Katz, “İrlanda hükümeti, Hamas’ın yanında yer almayı seçmiştir” ifadelerini kullandı. Ben-Gvir ise, “İrlanda’nın kararı beni hiç ilgilendirmiyor. Bir gün İrlandalılar da gerçek düşmanlarının kim olduğunu anlayacak” dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İrlanda’nın bu hamlesi, Avrupa’da İsrail-Filistin çatışmasına yönelik artan duyarlılığın bir göstergesi. Son aylarda İspanya, Belçika ve Danimarka gibi AB ülkeleri de İsrail’i eleştiren açıklamalar yapmış, ancak hiçbiri bireysel yaptırımlara yönelmemişti. Karar, aynı zamanda İsrail ile AB arasında 2013’te imzalanan ortaklık anlaşmasının askıya alınması yönündeki tartışmaları da alevlendirdi. Filistin yönetimi ise İrlanda’nın kararını memnuniyetle karşıladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bu adım, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan politikalarına karşı atılmış cesur bir adımdır. Diğer AB ülkelerini de İrlanda’yı örnek almaya çağırıyoruz” denildi. Öte yandan, ABD’nin konuya yaklaşımı temkinli oldu. Beyaz Saray Sözcüsü, “İsrail’in güvenliğini tehdit etmeyen bu tür kararların diyalog kanallarını kapatmasından endişe duyuyoruz” ifadelerini kullandı. İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim politikaları, uluslararası toplum tarafından yasa dışı kabul ediliyor. Ancak Netanyahu hükümeti, bu yıl içinde yerleşim birimlerine 2,4 milyar dolarlık ek bütçe ayırmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İrlanda’nın bu kararı, Türkiye’nin Filistin meselesine verdiği destekle örtüşüyor. Ankara, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini ve Filistinlilere yönelik baskıyı defalarca kınamış, uluslararası toplumu somut adımlar atmaya çağırmıştı. Türkiye, benzer yaptırımlar için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Karar, aynı zamanda AB’nin İsrail politikasında bir kırılma işareti olarak okunabilir. Türkiye’nin KKTC’ye yönelik izolasyonla mücadelesinde, uluslararası hukuka dayalı bu tür yaptırımların emsal teşkil etmesi olasılığı da dikkat çekici.