İrlanda Parlamentosu, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yerleşim birimlerinde üretilen malların ülkeye girişini yasaklayan bir yasa tasarısını kabul etti. Söz konusu yasa, İrlanda'yı bu tür bir yasağı uygulayan ilk AB ülkesi konumuna getirirken, uluslararası hukuka aykırı görülen yerleşim faaliyetlerinden ekonomik kazanç sağlanmasının önüne geçmeyi hedefliyor. Tasarı, İrlanda Senatosu'ndan geçerek yasalaştı ve Cumhurbaşkanı'nın onayına sunuldu.
Yasanın arka planı ve ayrıntıları
İrlanda Senatosu'nda (Seanad Éireann) 15 Ocak 2025'te yapılan oylamada, işgal altındaki Filistin topraklarından yapılan ithalatı yasaklayan yasa tasarısı ezici çoğunlukla kabul edildi. Tasarı, Senato'da 18'e karşı 70 oyla geçerken, alt kanat Dáil Éireann'de de 27 Ocak'ta yapılan oylamada 68'e karşı 89 oyla onaylandı. Yasa, Filistin topraklarındaki İsrail yerleşim birimlerinde üretilen veya bu yerleşim birimlerinin ekonomik faaliyetlerinden kaynaklanan tüm malların İrlanda'ya ithalatını yasaklıyor. Bu kapsamda tarım ürünleri, şarap, kozmetik ürünleri ve elektronik eşyalar gibi çeşitli sektörler etkilenecek.
Yasa tasarısını hazırlayan bağımsız senatör Frances Black, yasanın amacının İrlanda'nın uluslararası hukuka ve insan haklarına bağlılığını göstermek olduğunu belirtti. Black, "İşgal altındaki topraklardan mal ithal etmek, uluslararası hukuku ihlal eden bir duruma ortak olmak anlamına geliyor. Bu yasa, İrlanda'nın Filistin halkının yanında olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor" dedi. Yasa, AB ülkeleri arasında bir ilk olma özelliği taşısa da, Avrupa Adalet Divanı'nın 2019'da verdiği bir kararla AB ülkelerinin işgal altındaki topraklardan gelen ürünleri menşeine göre etiketleme hakkına sahip olduğu ancak tam bir yasaklama getiremeyeceği yönünde bir emsal oluşturduğu hatırlatılıyor.
Küresel yansımalar ve İsrail'in tepkisi
Yasa, başta İsrail olmak üzere geniş yankı uyandırdı. İsrail Dışişleri Bakanlığı, yasayı "anti-Israel" olarak nitelendirerek kınadı. Bakanlık sözcüsü yaptığı açıklamada, "Bu yasa, İrlanda'nın İsrail'e karşı düşmanca bir tutum sergilediğinin bir göstergesidir. Ticaret kısıtlamaları barış sürecine katkı sağlamaz" dedi. Bununla birlikte İrlanda hükümeti, yasanın Filistinlilere yönelik bir destekten ziyade uluslararası hukuka saygı duyma meselesi olduğunu vurguluyor. İrlanda Başbakanı Micheál Martin, "Bu yasa İsrail'i hedef almıyor; işgal altındaki topraklardaki yasa dışı yerleşim faaliyetlerini hedefliyor" ifadelerini kullandı.
Filistin yönetimi ise yasayı memnuniyetle karşıladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İrlanda'nın bu cesur adımı, uluslararası toplumun İsrail işgaline karşı sorumluluk alması gerektiğini gösteriyor. Diğer ülkeleri de İrlanda'yı takip etmeye çağırıyoruz" denildi. Boykot, Tecrit ve Yaptırım (BDS) hareketi de yasayı önemli bir zafer olarak nitelendirdi. Yasa, AB içinde farklı tepkilere yol açarken, bazı üye ülkeler benzer adımlar atılabileceğini sinyalini verdi. Örneğin Danimarka ve Lüksemburg, İrlanda modelini incelemeye aldıklarını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İrlanda'nın bu yasası, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek ve uluslararası hukukun üstünlüğüne vurgu yapan dış politikasıyla örtüşmektedir. Türkiye, uzun süredir İsrail yerleşimlerini kınamakta ve Filistin topraklarının işgaline karşı çıkmaktadır. Bu yasa, Türkiye'nin de benzer adımlar atması yönünde bir emsal teşkil edebilir. Ancak Türkiye’nin İsrail ile ticari ilişkileri göz önüne alındığında, doğrudan bir ithalat yasağı yerine diplomatik ve siyasi destek ön planda olabilir. Yasanın Avrupa'da yayılması halinde, Türkiye'nin bölgesel nüfuzu ve Filistin yanlısı duruşu güçlenebilir.