İran, 2025 yılı Nisan ayının ilk haftasında Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik eş zamanlı bir füze ve insansız hava aracı (drone) saldırısı başlattı. Saldırı, bölgesel gerilimin daha önce görülmemiş bir seviyeye ulaştığı bir dönemde gerçekleşti. İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı kaynaklar, saldırının 'siyonist rejime verilen desteğe bir yanıt' olduğunu belirtirken, Kuveyt ve Bahreyn yönetimleri saldırıyı 'haksız ve hukuksuz bir saldırganlık eylemi' olarak nitelendirdi. İlk belirlemelere göre saldırıda can kaybı yaşanmazken, iki ülkede de maddi hasar meydana geldi.
Saldırının Arka Planı ve Detayları
İran, sabah saatlerinde Kuveyt'in kuzeyindeki askeri tesislere ve Bahreyn'in başkenti Manama yakınlarındaki kritik altyapı tesislerine yoğun bir saldırı düzenledi. Saldırıda kullanılan füzelerin bir kısmının hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğü bildirilirken, bazılarının hedeflerine ulaştığı ifade ediliyor. Kuveyt Savunma Bakanlığı, saldırıya karşı etkili bir karşılık verildiğini ve hava sahasının güvende olduğunu duyurdu. Bahreyn ise ABD'nin Bahreyn'deki 5. Filosu'ndan destek talep etti.
Uzmanlar, bu saldırının uzun süredir devam eden İran-İsrail gerginliğinin bir parçası olduğunu ve Körfez ülkelerinin İran'ın nükleer programı ve bölgesel etkisine yönelik endişelerini yansıttığını belirtiyor. İran'ın saldırıyı, ABD ve İsrail'in bölgedeki varlığına bir mesaj olarak kullandığı düşünülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Saldırı, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da karmaşık hale getirdi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn'e destek mesajı yayınlarken, Katar ise diyalog çağrısında bulundu. BM Güvenlik Konseyi acil toplantı kararı aldı. ABD, 'İran'ın saldırganlığına karşı Körfez müttefiklerinin yanında olduğunu' belirtirken, Rusya ve Çin taraflara itidal çağrısı yaptı. Enerji piyasalarında ise petrol fiyatları yüzde 5'in üzerinde yükseldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile Körfez ülkeleri arasındaki bu gerginliği yakından izliyor. Türkiye'nin bölgede enerji güvenliği ve ticari çıkarları bulunuyor. Katar ve Kuveyt ile güçlü ilişkileri olan Türkiye, gerilimin tırmanması halinde enerji maliyetlerinin artması ve bölgesel istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, İran'ın saldırgan politikaları, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki güvenlik çıkarlarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'nin arabuluculuk rolü üstlenmesi beklenebilir.