İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze planı çerçevesinde Hamas’ın açıkladığı silah bırakma kararını yetersiz bularak Washington’a endişelerini iletti. Bu gelişme, uluslararası toplumun ateşkes için yoğun çaba sarf ettiği bir dönemde, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik hava saldırılarını sürdürmesiyle birlikte yaşanıyor. Hamas, 31 Temmuz’da, Trump’ın planında öngörülen Filistinli geçici yönetim komitesine silahlarını teslim edeceğini duyurmuş; ancak İsrail, bu adımın yeterli güvence sağlamadığını savunuyor.
Netanyahu'dan Hamas'ın Açıklamasına Soğuk Karşılama
Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Hamas’ın silah bırakma niyetinin ‘somut ve doğrulanabilir’ bir takvime bağlanmadığı sürece anlam ifade etmeyeceği vurgulandı. İsrail yönetimi, Hamas’ın elindeki ağır silahların ve roket stoklarının tamamen etkisiz hale getirilmesini şart koşuyor. Açıklamada, ‘Hamas’ın göstermelik bir adım atması, Gazze’nin yeniden silahlandırılmasına zemin hazırlar’ ifadeleri kullanıldı.
Hamas’ın 31 Temmuz tarihli duyurusu, Trump yönetiminin girişimiyle oluşturulan sivil yönetim komitesine silahların teslim edileceğini öngörüyor. Bu komite, Gazze’deki günlük yönetimi devralmayı ve altyapının yeniden inşasını koordine etmeyi amaçlıyor. Ancak İsrail, komitenin Hamas’a yakın isimlerden oluşmasından endişe ediyor ve bu yapının güvenlik garantileri sağlamadığını savunuyor.
ABD’li yetkililer, İsrail’in endişelerini ‘ciddiyetle’ değerlendirdiklerini ve ateşkesin kalıcı olması için hem İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarının hem de Filistinlilerin insani durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı, taraflar arasında doğrudan müzakerelerin sürdüğünü ve yakın zamanda yeni bir müzakere turu yapılacağını açıkladı.
Çatışmaların Devamı ve İnsani Kriz
Diplomatik çabalar sürerken, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Gazze’nin kuzey ve güney bölgelerine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı. Saldırılarda Hamas’a ait olduğu belirtilen silah depoları ve komuta merkezleri hedef alındığı bildirildi. Yerel sağlık yetkilileri, son 24 saat içinde en az 31 Filistinlinin hayatını kaybettiğini duyurdu; onlarca kişinin de yaralandığı belirtiliyor.
Gazze’deki insani durum kritik seviyeye ulaşmış durumda. Birleşmiş Milletler’e göre, bölgede 2 milyondan fazla insan temiz su ve gıdaya erişim sağlayamıyor. Okullar ve hastaneler, saldırılar ve yakıt kıtlığı nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Gazze’deki sağlık sisteminin çökme noktasında olduğu uyarısında bulundu.
Gözlemciler, İsrail’in Hamas’ın silah bırakma açıklamasını kabul etmemesinin, askeri operasyonların devamı için zemin hazırladığına dikkat çekiyor. İsrail’in güvenlik öncelikleri ile Hamas’ın siyasi hayatta kalma mücadelesi arasındaki denge, ateşkes anlaşmasının önündeki temel engel olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki dengeleri ve Filistin meselesine verdiği destek açısından yakından izleniyor. Türkiye, Hamas’ın silah bırakmasına sıcak bakmakla birlikte, bu sürecin Filistin’in meşru yönetimi altında ve uluslararası hukuk çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini savunuyor. Ankara, Gazze’de kalıcı ateşkes ve iki devletli çözüm için taraflara arabuluculuk teklifinde bulunmuştu. Bu gelişme, Türkiye’nin bölgedeki insani yardım çabalarını hızlandırmasını ve diplomatik girişimlerini artırmasını gerektirebilir. Aynı zamanda, İsrail-Filistin çatışmasının bölgesel istikrara etkisi, Türkiye’nin enerji güvenliği ve Mavi Vatan doktrini açısından da önem taşıyor.