ABD Dışişleri Bakanlığı, İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) daimi temsilciliğinde görevli iki diplomatın sınırdışı edildiğini duyurdu. Bakanlık Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu kişilerin 28 Eylül'de ülkeyi terk etmeleri yönünde bilgilendirildiğini, ancak 2 Ekim itibarıyla hâlâ ABD'de bulunduklarını belirtti. Bu durum üzerine harekete geçen yetkililer, iki İranlı diplomatı sınırdışı etti. Olay, ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden gerilimin yeni bir halkasını oluşturuyor.
Olayın Arka Planı
İran'ın BM Daimi Temsilciliği, New York'ta bulunan BM Genel Merkezi'nde görev yapıyor. Uluslararası hukuka göre, BM ev sahibi ülke konumundaki ABD, BM misyonlarında görevli diplomatlara vize vermek ve onların görevlerini sorunsuz yerine getirmelerini sağlamakla yükümlü. Ancak ABD yönetimi, ulusal güvenlik gerekçesiyle zaman zaman bu diplomatların hareketlerini kısıtlayabiliyor veya sınırdışı edebiliyor. İran ve ABD arasındaki ilişkiler, 1979'daki İslam Devrimi'nden bu yana büyük ölçüde kopuk. İki ülke arasında diplomatik ilişki bulunmuyor ve karşılıklı güvensizlik, BM çatısı altındaki temaslara da yansıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre, sınırdışı edilen iki İranlı diplomat, BM görevleriyle bağdaşmayan faaliyetlerde bulunmakla suçlanıyor. Bakanlık, güvenlik gerekçelerini öne sürerek detay vermekten kaçındı. İran tarafından ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Olayın, İran'ın BM Genel Kurulu'na katılım sürecinde yaşanması dikkat çekici. Eylül ayında New York'ta düzenlenen BM Genel Kurulu toplantılarına İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da katılmıştı. Ancak sınırdışı edilen kişilerin bu heyetle bağlantılı olup olmadığı net değil.
ABD'nin bu adımı, İran'a yönelik baskı politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Washington, Tahran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle İran'ı hedef almaya devam ediyor. BM diplomatik statüsü, İran'a uluslararası platformda meşruiyet sağlıyor; ABD'nin bu statüyü kısıtlaması, İran'ın uluslararası alandaki hareket kabiliyetini azaltmayı amaçlıyor. Öte yandan, bu tür sınırdışı kararları, ev sahibi ülke olarak ABD'nin BM ile ilişkilerinde de tartışmalara yol açabilir. Zira BM yetkilileri, diplomatların görevlerini yapabilmeleri için ev sahibi ülkenin kolaylık sağlaması gerektiğini sık sık vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran-ABD gerilimi, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da karmaşık hale getiriyor. İran'ın BM heyetinin sınırdışı edilmesi, iki ülke arasındaki dolaylı müzakereleri de olumsuz etkileyebilir. Nitekim son aylarda İran'ın nükleer programına ilişkin görüşmelerde bir ilerleme kaydedilememişti. Bu olay, taraflar arasındaki güven bunalımını derinleştirecek bir nitelik taşıyor. Ayrıca ABD'nin bu tutumu, diğer ülkelerin BM diplomatik misyonlarına yönelik benzer adımlar atmasına zemin hazırlayabilir. Uluslararası hukuk uzmanları, ABD'nin BM Genel Merkezi Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini hatırlatarak, sınırdışı kararının hukuki dayanağının sorgulanması gerektiğini belirtiyor.
İran cephesinden gelebilecek olası bir misilleme, bölgesel tansiyonu artırabilir. Tahran, geçmişte ABD'nin bu tür adımlarına karşılık olarak Irak ve Suriye'deki müttefikleri üzerinden baskıyı artırmıştı. Ayrıca İran'ın nükleer programında uranyum zenginleştirme seviyesini yükseltmesi, Batı ile yeni bir krizin kapısını aralayabilir. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve askeri varlığı, Körfez'de gerginliği canlı tutuyor. Bu son olay, diplomatik kanalların ne kadar daraldığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki gerilimde denge politikası izliyor. Komşusu İran ile ekonomik ve ticari ilişkilerini sürdüren Ankara, aynı zamanda NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini yönetmeye çalışıyor. İran'ın BM heyetinin sınırdışı edilmesi, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Türkiye, İran'a uygulanan yaptırımlardan olumsuz etkileniyor; enerji ithalatı ve sınır ticareti sekteye uğruyor. Ayrıca ABD'nin tek taraflı adımları, Türkiye'nin çok taraflılık vurgusunu güçlendiriyor. Ankara, BM çatısı altında diplomatik çözümlerin önemine dikkat çekerek, taraflar arasında diyalog çağrısı yapabilir.