İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki savaşı sona erdirme müzakerelerinde 'somut bir ilerleme' kaydedilmediğini belirtti. Bu açıklama, ABD ve İran'ın kırılgan ateşkesi test eden yeni saldırılarının ardından geldi. Kuveytli yetkililer, İran'a ait bir insansız hava aracının (İHA) Kuveyt Uluslararası Havalimanı'nı vurduğunu, saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini, 63 kişinin de yaralandığını duyurdu. Aynı gün, eski ABD Başkanı Donald Trump, savaşın sona erdirilmesine yönelik bir anlaşmanın 'çok yakında' olabileceğini iddia ederek, İran'ın açıklamalarına karşıt bir iyimserlik sergiledi.
Kuveyt Havalimanı'na İHA Saldırısı ve Artan Gerilim
Kuveyt hükümeti, saldırının İran yapımı bir Şahid-136 tipi intihar İHA'sı ile gerçekleştirildiğini doğruladı. Saldırıda ölen kişinin bir Kuveyt vatandaşı olduğu, yaralılar arasında havalimanı personeli ve yolcuların bulunduğu bildirildi. Bu olay, bölgedeki gerginliği daha da tırmandırdı. İran resmi olarak saldırıyı üstlenmese de, Kuveyt hükümeti olayı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşıyacağını duyurdu. Uzmanlar, bu tür saldırıların İran'ın, ABD ve müttefiklerine karşı asimetrik savaş taktiklerinin bir parçası olduğunu ifade ediyor. Öte yandan, Trump'ın anlaşma yönündeki iddiaları, İran'ın müzakere masasında isteksiz olduğu yönündeki raporlarla çelişiyor. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, 'Amerika Birleşik Devletleri, taleplerinde ısrarcı davranıyor ve bu da müzakereleri çıkmaza sokuyor' dedi.
Bölgedeki ateşkes, son haftalarda defalarca ihlal edildi. İran destekli Husilerin Yemen'den Suudi Arabistan'a düzenlediği füze saldırıları, İsrail'in Suriye'deki İran hedeflerini vurması ve ABD'nin Irak'taki İran yanlısı milislere karşı operasyonları, savaşın yayılma riskini artırıyor. Kuveyt saldırısı, çatışmanın Körfez ülkelerine sıçradığının en somut işareti olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Savaşın Yayılma Riski
Kuveyt saldırısı, İran'ın bölgedeki nüfuzunu pekiştirme çabasının bir parçası. İran, yıllardır Yemen, Suriye, Irak ve Lübnan'da vekil güçler aracılığıyla etki alanını genişletiyor. Ancak son dönemde doğrudan askeri angajman riskini de göze alıyor. ABD yönetimi, Kuveyt'e yönelik saldırıyı 'kabul edilemez' olarak nitelendirirken, Trump'ın barış yönündeki açıklamaları ise kafa karışıklığı yaratıyor. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Anlaşmaya çok yakınız, taraflar mantıklı olmalı' ifadelerini kullandı. Ancak İran'dan gelen sert tepkiler, bu iyimserliğin temelsiz olabileceğini gösteriyor. Avrupa Birliği ise tarafları itidale çağırarak, diyaloğun devam etmesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, Kuveyt gibi nispeten sakin bir ülkenin hedef alınmasının, çatışmanın kontrol edilemez bir hal alabileceği endişesini artırdığına dikkat çekiyor. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), acil toplantı kararı alırken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de Kuveyt'e destek mesajı yayınladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin hem enerji güvenliği hem de bölgesel istikrar açısından yakından takip ettiği bir sürecin parçasıdır. İran-ABD geriliminin tırmanması, Türkiye'nin doğal gaz ve petrol ihtiyacını karşıladığı Körfez bölgesinde güvenlik riskini artırmaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin Suriye ve Irak'ta İran destekli gruplarla zaman zaman karşı karşıya gelmesi, olası bir savaşın Türkiye sınırlarına sıçrama riskini doğurmaktadır. Türkiye, bu nedenle hem İran hem de ABD ile diyaloğu sürdürerek, çatışmanın yayılmasını engellemeye çalışmaktadır. Kuveyt saldırısı, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik dengeleri koruma çabalarını daha da önemli hale getirmektedir.