İran, ABD’nin Basra Körfezi’ndeki Hürmüz Boğazı’nda askeri müdahalede bulunmasına izin vermeyeceğini açıkladı. İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan yapılan resmi açıklamada, ABD’nin bölgedeki varlığının “provokatif” olduğu belirtilirken, herhangi bir müdahale girişimine karşı “sert ve caydırıcı” bir yanıt verileceği ifade edildi. Açıklama, ABD’nin bölgeye yeni askeri gemiler göndermesi ve İran’ın petrol ihracatını hedef alan yaptırımlarını sıkılaştırmasının ardından geldi. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, stratejik önemi nedeniyle sık sık gerilimlere sahne oluyor.
Gelişmenin arka planı
İran’ın uyarısı, ABD’nin bölgedeki askeri yığınağını artırması ve İran’a yönelik ekonomik baskıyı yoğunlaştırması üzerine geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), hafta başında Hürmüz Boğazı’nda “seyir güvenliğini sağlamak” amacıyla bir uçak gemisi görev grubunu bölgeye gönderdiğini duyurmuştu. İran ise bu adımı “bölgesel istikrarı tehdit eden bir provokasyon” olarak nitelendirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, düzenlediği basın toplantısında, “Hürmüz Boğazı, İran’ın hayati çıkarları ve ulusal güvenliğiyle doğrudan ilişkilidir. Hiçbir dış gücün bu bölgedeki egemenlik haklarımızı ihlal etmesine izin vermeyeceğiz” dedi. Kenani, ABD’nin bölgedeki varlığının “meşru olmadığını” ve “gerilimi tırmandırma riski taşıdığını” vurguladı.
Öte yandan, İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Tahran’ın herhangi bir saldırıya karşı “petrol ve gaz tesislerini koruyacak” hazırlıkları tamamladığını söyledi. Azizi, “ABD’nin yaptırımları ve askeri tehditleri, İran’ın petrol ihracatını sıfırlayamayacak. Biz alternatif rotalar ve yöntemler geliştirdik” ifadelerini kullandı.
Bölgesel boyut
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, sadece İran ve ABD’yi değil, bölge ülkelerini ve küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. Boğazın güvenliği, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak gibi ülkelerin petrol ihracatı için kritik önem taşıyor. İran’ın daha önce boğazı kapatma tehditleri, uluslararası petrol fiyatlarında ani dalgalanmalara yol açmıştı.
Uzmanlar, mevcut gerilimin tırmanması halinde bölgesel bir çatışmaya dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratfor’un analistlerine göre, ABD’nin İran’a yönelik maksimum baskı politikası, Tahran’ı daha agresif bir tutuma itiyor. İran’ın son aylarda uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması ve ABD insansız hava araçlarına karşı elektronik harp sistemleri geliştirmesi, gerilimin derinleştiğini gösteriyor.
Rusya ve Çin ise İran’a diplomatik destek veriyor. Moskova, BM Güvenlik Konseyi’nde İran’a yönelik yeni yaptırımları engellerken, Pekin İran’dan petrol ithalatını sürdürüyor. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, “Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve istikrarı, tüm ülkelerin ortak çıkarınadır. Tarafları itidale çağırıyoruz” dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeleri yakından izliyor. Boğazın olası bir krizi, petrol ve doğal gaz fiyatlarında yükselişe yol açarak Türkiye’nin enerji maliyetlerini artırabilir. Ankara, İran ile ABD arasındaki gerilimde dengeli bir tutum izlemeye çalışırken, aynı zamanda enerji tedarik güvenliğini sağlamak için alternatif kaynak arayışlarını sürdürüyor. Türkiye’nin İran ile tarihsel olarak iyi ilişkileri olmasına rağmen, ABD yaptırımlarına uyum konusunda dikkatli davranması gerekiyor. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji keşifleri ve Irak üzerinden alternatif enerji koridorları projelerinin önemini daha da artırıyor.