GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Sömürgecilik ve Uluslararası Sessizlik: Gazze Soykırımı

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Sömürgecilik ve Uluslararası Sessizlik: Gazze Soykırımı
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
🌙 Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
Çeviri Kaynağı
Middleeastmonitor — Bu haber, Middleeastmonitor'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği soykırımın arkasındaki temel motivasyonun sömürgeci yayılmacılık olduğu, uluslararası toplumun zımni onayıyla sürdürülen bu politikanın bölgedeki dengeleri nasıl altüst ettiği ortaya çıkıyor. İsrail yönetimi, başından beri zorla yerinden etme planlarını ve uluslararası toplumu savaş suçlarına ortak etme girişimlerini gizlemedi. Yerleşim liderleri, işgal altındaki topraklarda yeniden yerleşim hedeflerini açıkça dile getirirken, bu durum Filistin halkının varoluşsal tehdit altında olduğunu gösteriyor.

Gelişmenin Arka Planı: Planlı Bir Sömürge Projesi

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, 1948'den beri devam eden bir sömürge projesinin son halkası olarak değerlendiriliyor. İsrail, Batı Şeria'da yasa dışı yerleşimleri genişletirken, Gazze'de de benzer bir planı uygulamaya koydu. Savaşın ilk günlerinden itibaren İsrailli yetkililer, Gazze'nin kuzeyindeki Filistinlilerin zorla güneye gönderilmesini ve bölgenin yeniden yerleşime açılmasını tartışmaya başladı. Yerleşim hareketinin liderleri, medyada sık sık Gazze'nin yeniden Yahudi yerleşimine açılması gerektiğini savundu. Bu hedefler doğrultusunda, İsrail ordusu sivil altyapıyı hedef alarak, hastaneleri, okulları ve evleri bombaladı; bu da uluslararası insancıl hukukun ağır ihlallerini oluşturdu.

Uluslararası toplumun tepkisi ise genellikle sözlü kınamalarla sınırlı kaldı. ABD, İsrail'in en büyük müttefiki olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrılarını veto ederken, Avrupa Birliği ülkeleri bölünmüş bir tavır sergiledi. Bu durum, İsrail'e uluslararası hukuku hiçe sayma cesareti verdi. Gazze'deki insani kriz derinleşirken, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşların müdahale kapasitesi sınırlı kaldı, bu da soykırımın devam etmesine zemin hazırladı.

Bölgesel ve Küresel Boyut: Sessizliğin Bedeli

İsrail'in sömürgeci politikaları, sadece Filistinlileri değil, tüm Ortadoğu bölgesini istikrarsızlaştırıyor. Mısır ve Ürdün gibi komşu ülkeler, Filistinli mülteci akınları ve bölgesel gerginlikler nedeniyle baskı altında. İran destekli gruplar, İsrail'e karşı cephe alırken, Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husiler, İsrail'e yönelik saldırılarını artırdı. Bu durum, bölgesel bir savaş riskini yükseltiyor. Küresel ölçekte ise, uluslararası hukukun ve insan haklarının korunamaması, diğer otoriter rejimlere emsal teşkil ediyor. Çin, Hindistan ve diğer yükselen güçler, Orta Doğu'daki bu krizde tarafsız kalmayı tercih ederken, Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğü, küresel Güney'de artan bir tepkiyle karşılanıyor.

Özellikle Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) İsrail liderleri hakkında tutuklama emri çıkarması, uluslararası toplumda yankı buldu. Ancak bu adım, İsrail'in politikalarını değiştirmeye yetmedi. İsrail, UCM'yi tanımadığını ve kararlarının bağlayıcı olmadığını savunurken, ABD ve bazı Avrupa ülkeleri de mahkemenin kararını eleştirdi. Bu durum, uluslararası adalet mekanizmalarının güçsüzlüğünü ve seçici uygulandığı eleştirilerini beraberinde getirdi.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, Gazze'deki soykırımı sert bir dille kınarken, diplomatik ve insani yardım kanallarıyla Filistinlilere destek olmaya çalışıyor. Ancak İsrail'in sömürgeci yayılmacılığı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji hakları ve Kıbrıs meselesi gibi konularda da dolaylı sonuçlar doğurabilir. İsrail'in askeri başarıları, bölgede daha agresif bir dış politika izlemesine yol açarsa, Türkiye'nin güvenlik kaygıları artabilir. Ayrıca, Müslüman toplumlardaki tepkiler, Türkiye'nin bölgesel liderlik rolünü pekiştirebilir. Ancak mevcut küresel konjonktürde, Türkiye'nin etkili bir arabuluculuk yapması zor görünüyor. Ankara'nın bu krizden en kazançlı çıkması için, insani yardım ve diplomatik baskı araçlarını ustaca kullanması gerekiyor.

Etiketler:
GazzesoykırımİsrailFilistinsömürgecilikuluslararası hukukTürkiye

İlgili Haberler

İsrail'de 7 Ekim'in 1000. gününde soruşturma çağrıları
Orta Doğu

İsrail'de 7 Ekim'in 1000. gününde soruşturma çağrıları

7 dk önce

British Museum'dan Filistin skandalı: Yanıltıcı açıklamalar
Orta Doğu

British Museum'dan Filistin skandalı: Yanıltıcı açıklamalar

19 dk önce

İran'ın Devrim Muhafızları Lideri Hamaney'i Merkez Camii'nde Son Yolculuğuna Uğurluyor
Orta Doğu

İran'ın Devrim Muhafızları Lideri Hamaney'i Merkez Camii'nde Son Yolculuğuna Uğurluyor

21 dk önce

Şam'daki Kafe Patlamasında Ölü ve Yaralılar Var
Orta Doğu

Şam'daki Kafe Patlamasında Ölü ve Yaralılar Var

45 dk önce