İran resmi makamları, stratejik Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapacak tüm gemilerin Tahran yönetimi tarafından onaylanmış bir sigorta poliçesine sahip olması gerektiğini duyurdu. İran'ın denizcilik otoritesi tarafından yapılan açıklamada, bu uygulamanın 'sigorta ücreti' olarak nitelendirildiği ve boğazın güvenliğini sağlama amacı taşıdığı belirtildi. Yeni düzenleme, küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu dar su yolunda uluslararası deniz taşımacılığını doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı'nda yeni dönem: İran onaylı sigorta şartı
İran Ulaştırma ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı Denizcilik Örgütü, söz konusu düzenlemenin teknik bir zorunluluk olduğunu ve bölgedeki deniz trafiğinin daha kontrollü bir şekilde yönetilmesini hedeflediğini açıkladı. Buna göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçecek her geminin, İran makamlarınca tanınan bir sigorta şirketinden poliçe satın alması gerekecek. Bu poliçenin kapsamı, olası çevre felaketleri, çatışma riskleri ve gemi hasarlarını içerecek şekilde tasarlanmış durumda.
Uzmanlar, İran'ın bu adımıyla aslında boğaz geçişlerinden ek gelir elde etmeyi ve aynı zamanda uluslararası yaptırımların etkisini azaltmayı amaçladığını belirtiyor. Daha önce de benzer girişimlerde bulunan Tahran yönetimi, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından bölgedeki jeopolitik gerilimi artırmıştı. Yeni sigorta zorunluluğu, özellikle Basra Körfezi'ne kıyısı olan ülkeler ve büyük petrol şirketleri arasında tedirginlik yaratmış durumda.
Küresel enerji arzı ve deniz güvenliği risk altında
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapıyor. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük üreticiler, ihracatlarının büyük kısmını bu boğaz üzerinden gerçekleştiriyor. İran'ın yeni sigorta düzenlemesi, bu ülkelerin ihracat maliyetlerini artırabilir ve küresel petrol fiyatlarında dalgalanmaya neden olabilir.
Öte yandan, uluslararası deniz hukuku açısından tartışmalı olan bu uygulama, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) aykırı olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Uzmanlar, İran'ın boğazın geçiş rejimini tek taraflı olarak değiştirme girişiminin, bölgedeki deniz güvenliğini tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor. ABD Deniz Kuvvetleri'nin 5. Filosu, bölgede serbest geçişi sağlamak için halihazırda devriye gezerken, bu yeni düzenleme tansiyonu daha da yükseltebilir.
İran'ın bu hamlesi, aynı zamanda ülkeye yönelik uluslararası yaptırımları delme stratejisinin bir parçası olarak da yorumlanıyor. Sigorta gelirleri, Tahran yönetimine döviz girdisi sağlarken, aynı zamanda yaptırımlar nedeniyle zor durumda olan İran sigorta sektörünü de canlandırabilir. Ancak, bu adımın bölgesel istikrarsızlığı artırması ve Körfez ülkeleriyle ilişkileri daha da germesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki bu yeni düzenleme, Türkiye için de önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithal ediyor ve bu ithalatın önemli bir bölümü Basra Körfezi ülkelerinden sağlanıyor. İran'ın sigorta zorunluluğu, Türk bandıralı gemilerin maliyetlerini artırabilir ve Türkiye'nin enerji tedarik zincirinde aksamalara yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle geliştirdiği ticari ve diplomatik ilişkiler, bu tür tek taraflı uygulamalardan olumsuz etkilenebilir. Bölgesel bir güç olarak Türkiye'nin, uluslararası deniz hukukunu ve serbest geçiş ilkesini savunarak İran'ın bu adımına karşı diplomatik girişimlerde bulunması beklenebilir.