Vident Asset Management Başkanı Amrita Nandakumar, Bloomberg ETF IQ programında yaptığı açıklamada, borsa yatırım fonlarının (ETF) artan lansman hacmine dikkat çekerek, ihraççıların stratejilerini "çapa fonlar" (anchor funds) etrafında kurgulaması gerektiğini söyledi. Nandakumar, bu yaklaşımın, piyasadaki binlerce ürün arasında kalıcılık ve yatırımcı sadakati sağlamada kritik önemde olduğunu vurguladı.
ETF Lansmanlarında Rekor Artış ve Rekabetçi Baskı
Son yıllarda küresel ETF piyasasında ürün sayısı hızla arttı. Özellikle ABD borsalarında işlem gören ETF sayısı, hisse senedi fonlarını geride bırakarak 3.500'ü aştı. Bu çeşitlilik, yatırımcılara geniş bir seçenek yelpazesi sunarken, ihraççılar için de yoğun bir rekabet ortamı yaratıyor. Nandakumar, bu tabloda ayakta kalabilmenin yolunun, kısa vadeli trendlere odaklanmak yerine uzun vadeli değer sunan çekirdek ürünlere yatırım yapmaktan geçtiğini belirtti.
Nandakumar, "Çapa fonlar, bir ihraççının portföyünün temel direkleridir. Bu fonlar, geniş bir yatırımcı tabanına hitap eden, likiditesi yüksek ve düşük maliyetli yapılarıyla öne çıkar. Stratejik olarak, yeni ürünlerin bu çekirdek fonların etrafında konumlandırılması, marka sadakati ve varlık toplama açısından büyük avantaj sağlar" dedi.
Başarılı Strateji: Çapa Fonlarla Uyumlu Ürün Geliştirme
Uzmanlar, son dönemde bazı ihraççıların kripto para, aktif yönetim veya tematik ETF'ler gibi niş alanlara yöneldiğini, ancak bu ürünlerin çoğunun kısa sürede kapanabildiğini gözlemliyor. Nandakumar'a göre ise sürdürülebilir büyüme, mevcut çapa fonlarla sinerji yaratacak tamamlayıcı ürünler geliştirmekten geçiyor. Örneğin, gelişmiş bir büyüme ETF'sine sahip bir ihraççı, temettü odaklı bir fon veya sektörel ETF'lerle ürün ailesini zenginleştirerek yatırımcıların farklı ihtiyaçlarına cevap verebilir.
Bloomberg Intelligence analisti Eric Balchunas ise programda, son iki yılda kapatılan ETF sayısının lansman sayısını aştığına dikkat çekti. Verilere göre, 2023'te 500'den fazla ETF kapatılırken, piyasaya 400'ün üzerinde yeni ürün sürüldü. Bu tablo, ihraççıların yalnızca lansman yapmak yerine varlık toplama ve yatırımcı kazanma konusunda daha disiplinli olması gerektiğini ortaya koyuyor.
Küresel ETF Pazarında Ayakta Kalmanın Yolları
Dünya genelinde ETF varlıkları 10 trilyon doları aşarken, bu dev pastadan pay almak isteyen ihraççıların sayısı da hızla artıyor. Özellikle Avrupa ve Asya'da yerel oyuncular, küresel devlerin egemenliğine karşı kendi çapa fonlarını oluşturarak rekabet etmeye çalışıyor. Nandakumar, bu süreçte düzenleyici ortamın ve dağıtım kanallarının da önemli bir rol oynadığını, ancak nihai belirleyicinin yatırımcılara sağlanan gerçek değer olduğunu ifade etti.
Türkiye'de de son yıllarda ETF piyasası gelişim göstermekle birlikte, ürün çeşitliliği hala sınırlı. Yerli ihraççıların uluslararası deneyimlerden faydalanarak güçlü çapa fonlar oluşturması, hem piyasanın derinleşmesine hem de yabancı yatırımcının ilgisinin artmasına katkı sağlayabilir. Ancak bu, sadece ürün geliştirmekle değil, aynı zamanda yatırımcı eğitimi ve şeffaflık gibi alanlarda da atılacak adımlarla mümkün olacaktır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel ETF piyasasında yaşanan bu gelişmeler, Türkiye'nin sermaye piyasaları için de yol gösterici nitelikte. Türkiye'de BIST endekslerine dayalı ETF'ler ve yabancı fonların Türk varlıklarına yönelik ilgisi, bu alandaki potansiyeli gösteriyor. Yerli ihraççıların, çapa fon stratejisiyle uzun vadeli ve istikrarlı ürünler sunması, hem yurt içi tasarrufların yönlendirilmesinde hem de uluslararası yatırımcının Türkiye'ye çekilmesinde önemli bir araç olabilir. Ayrıca, düzenleyici kurumların bu alandaki altyapıyı güçlendirmesi, finansal derinliği artırarak ekonomik istikrara da katkı sağlayacaktır.