İran, ABD'ye yönelik son uyarısında, Ortadoğu'da daha fazla askeri güç konuşlandırmanın savaşı sona erdirmeyeceğini, aksine bölgesel gerilimi daha da artıracağını bildirdi. Tahran yönetimi, Washington'ın nükleer anlaşma müzakerelerinde yaptırımların kaldırılması talebine karşılık vermemesi üzerine ateşkes çağrılarını yineledi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Daha fazla ateş gücü, daha fazla yıkım getirir; savaşı bitirmez" ifadesini kullandı. ABD ise İran'ın nükleer programını sınırlandırması konusunda ısrarcı. Görüşmeler aylardır sonuçsuz.
Müzakerelerde Çıkmaz: Yaptırımlar ve Nükleer Program
İran ile ABD arasındaki dolaylı müzakereler, 2021'den bu yana Viyana'da sürdürülüyor. Ancak taraflar temel konularda anlaşamıyor. İran, ekonomisini felç eden yaptırımların tamamen kaldırılmasını talep ederken, ABD İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasını ve nükleer silah edinme kapasitesinden vazgeçmesini istiyor. Son tur görüşmelerde İran heyeti, "ABD'nin samimi olmadığını" öne sürerek masadan kalktı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise "İran'ın gerçekçi olmayan taleplerinin süreci tıkadığını" açıkladı. Uzmanlar, müzakerelerin tamamen çökmesi durumunda bölgesel savaş riskinin arttığını belirtiyor.
İran'ın son uyarısı, ABD'nin bölgeye yeni askeri unsurlar konuşlandırma hazırlığı içinde olduğu bir döneme denk geldi. Pentagon, Basra Körfezi'ne ek savaş uçakları ve destroyer göndermeyi planlıyor. İran Devrim Muhafızları ise tatbikatlarla misilleme tehdidinde bulunuyor. Tahran, "Her türlü saldırıya karşılık verilecektir" mesajını yineledi. Bu karşılıklı restleşme, bölgede yeni bir sıcak çatışma ihtimalini güçlendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Ortadoğu'da artan gerilim, küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. İran'ın petrol ihracatı yaptırımlar nedeniyle zaten kısıtlıyken, olası bir askeri çatışma Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker trafiğini riske atabilir. Bu da petrol fiyatlarında ani yükselişlere yol açabilir. Ayrıca İran'ın bölgesel müttefikleri olan Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan'daki Hizbullah gibi aktörler üzerinden vekalet savaşları derinleşebilir. Rusya ve Çin, İran'a destek vererek ABD'nin yaptırım politikalarını eleştiriyor. Avrupa Birliği ise diplomasi çağrısı yapıyor ancak somut adım atmakta yavaş kalıyor. BM Güvenlik Konseyi'nde ise daimi üyeler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle ortak bir bildiri yayınlanamıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesini %60'a çıkardığını doğruladı; bu oran nükleer silah için gereken %90'a oldukça yakın.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki gerilimin ortasında denge politikası izlemeye çalışıyor. Enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılayan Türkiye, yaptırımlar nedeniyle zor durumda. Olası bir savaş, Türkiye'nin güneydoğu sınırında istikrarsızlık yaratır, mülteci akınını tetikler ve ticaret yollarını kesintiye uğratır. Ayrıca Türkiye, NATO üyesi olarak ABD ile İran arasında denge gözetmek zorunda. Ankara, diplomatik çözüm için arabuluculuk yapabilir ancak tarafların uzlaşmaz tutumu bu rolü zorlaştırıyor. Bölgesel barış için İran'ın nükleer programı ve yaptırımlar konusunda kapsamlı bir anlaşma şart.