Yemen'de İran destekli Husi güçleri, hükümet kontrolündeki Taiz kentine giden hayati bir ikmal yolunu keserek kenti fiilen kuşatma altına aldı. Taiz, ülkenin üçüncü büyük kenti ve stratejik bir sanayi merkezi konumunda. Yolun kapatılması, kentte yaşayan yüz binlerce sivilin gıda, ilaç ve yakıt gibi temel ihtiyaçlara erişimini daha da zorlaştırdı. Birleşmiş Milletler, kesintisiz insani yardım koridoru çağrısı yaparken, uluslararası kuruluşlar Taiz'deki durumun kritik olduğu uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Husiler, 2014 yılından bu yana Yemen'in başkenti Sanaa ve çevresini kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise 2015'ten itibaren hükümet güçlerine destek veriyor. Taiz, stratejik konumu nedeniyle yıllardır çatışmaların merkezinde yer alıyor. Kent, Husi kuşatması altında olmasına rağmen hükümet güçlerinin elinde bulunuyor. Son hamle, Husilerin Taiz'e giden tek kara yolunu kapatmasıyla kentteki insani krizi derinleştirdi.
Yerel kaynaklara göre, yolun kapatılması nedeniyle tıbbi malzeme ve gıda taşıyan konvoylar kente ulaşamıyor. Hastanelerde ilaç sıkıntısı had safhada. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Taiz'de 600 binden fazla sivilin temel hizmetlere erişimde zorluk yaşadığını belirtiyor. Kuşatma, aynı zamanda sivillerin kentten tahliyesini de engelliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen iç savaşı, bölgesel güç dengelerinin bir yansıması haline gelmiş durumda. Husi saldırıları, Suudi Arabistan ve BAE'nin güvenliğini tehdit ederken, Kızıldeniz'deki deniz ticareti de olumsuz etkileniyor. Husilerin Taiz'e yönelik hamlesi, Birleşmiş Milletler'in ateşkes çabalarını da akamete uğratabilir. ABD ve Avrupa ülkeleri, Husilerin saldırılarını kınarken, İran'ın bölgedeki etkisini dengeleme arayışında. Taiz'deki kuşatma, aynı zamanda Yemen'deki insani krizin boyutlarını gözler önüne seriyor. BM, Yemen'de 24 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğunu ve bunun dünyanın en büyük insani krizi olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana tavır alıyor ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona doğrudan katılmıyor. Ancak Taiz'deki kuşatma, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nın güvenliğini tehdit ederek Türkiye'nin deniz ticaret yollarını olumsuz etkiliyor. Ayrıca insani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insani yardım politikaları açısından endişe kaynağı. Türkiye, Yemen'deki taraflara insani koridorların açılması çağrısında bulunuyor ve BM çabalarını destekliyor.