İran, ABD ile yürütülen dolaylı görüşmeler kapsamında üst düzey bir diplomatik heyeti İsviçre'ye göndermeye hazırlanıyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderliğindeki heyet, Cumartesi akşamı Tahran'dan Zürih'e hareket edecek. Heyette ayrıca İran Merkez Bankası Başkanı Muhammed Rıza Ferzin ve Yüksek Milli Güvenlik Konseyi Müsteşarı Ali Şamhani de bulunuyor. Fars Haber Ajansı'na konuşan bir kaynak, ziyaretin amacının ABD ile nükleer anlaşma ve yaptırımların hafifletilmesi konularında müzakereler olduğunu belirtti. Görüşmelerin, İsviçre'nin ev sahipliğinde ve dolaylı olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Görüşmelerin arka planı: Nükleer anlaşma ve yaptırımlar
İran ile ABD arasındaki bu temas, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) yeniden canlandırılması çabalarının bir parçası. ABD, 2018'de eski Başkan Donald Trump döneminde anlaşmadan tek taraflı çekilmiş ve İran'a yönelik ağır yaptırımları yeniden uygulamaya koymuştu. Buna karşılık İran, anlaşmadaki taahhütlerini aşamalı olarak askıya almış ve uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a çıkarmıştı.
Mevcut Başkan Joe Biden yönetimi, anlaşmaya geri dönme niyetini açıklasa da, müzakereler ikili ilişkilerdeki derin güvensizlik nedeniyle yavaş ilerliyor. İran, yaptırımların tamamen kaldırılmasını ve anlaşma kapsamında kendisine vaat edilen ekonomik faydaların sağlanmasını talep ediyor. ABD ise İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırmasını ve uluslararası denetimlere tam uyum göstermesini şart koşuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İsviçre arabuluculuğu ve diplomasi trafiği
İsviçre, uzun yıllardır ABD ile İran arasında arabuluculuk rolü üstleniyor. İki ülke arasında doğrudan diplomatik ilişki bulunmadığından, İsviçre'nin Zürih ve Cenevre gibi kentleri bu tür kritik görüşmelere ev sahipliği yapıyor. Heyette Merkez Bankası Başkanı'nın bulunması, yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması gibi ekonomik konuların da masada olduğunu gösteriyor.
Analistler, İran'ın bu ziyaretle hem nükleer dosyada ilerleme kaydetmeyi hem de bölgesel gerilimleri azaltmayı hedeflediğini belirtiyor. Geçtiğimiz haftalarda İran'ın bazı Avrupa ülkeleriyle de ayrı görüşmeler yaptığı biliniyor. ABD ise Özel Temsilci Rob Malley aracılığıyla müzakereleri yürütüyor. Görüşmelerden çıkacak sonuç, sadece ikili ilişkileri değil, Körfez ülkeleri ve İsrail'in güvenlik endişelerini de yakından ilgilendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki diyaloğu yakından takip ediyor. İran'a uygulanan yaptırımlar, Türkiye'nin enerji ticareti ve komşu ülkelerle ekonomik ilişkilerini doğrudan etkiliyor. Yaptırımların hafifletilmesi, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ve petrol ithalatını kolaylaştırabilir, ayrıca iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırabilir. Güvenlik açısından, İran'la ABD arasında olası bir gerilim azalması, Suriye ve Irak'taki istikrarsızlığı da olumlu yönde etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte arabulucu rolü oynamasa da, gelişmelerin bölgesel dengeleri değiştirme potansiyeli nedeniyle Ankara'nın stratejik hesaplarını da etkileyecektir.