İran, ABD'nin olası bir kara harekâtına karşı koymaya hazır olduğunu duyurdu. Tahran yönetimi, misilleme saldırılarının devam ettiği bir ortamda, Amerikan güçlerini "hoş karşılayacaklarını" belirtti. Bu açıklama, İsrail'in İran'ın Suriye'deki tesislerine yönelik hava akınlarına yanıt olarak gelen İran füze saldırılarının ardından yapıldı. Gerilim, 2020 yılında General Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda.
Gelişmenin arka planı
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programına ilişkin yeni yaptırımlar imzalarken, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, "ABD'nin kara harekâtı bize bir hediye olur" dedi. Zarif, askeri bir müdahalenin İran'da ulusal birliği güçlendireceğini ve ABD'yi bölgesel bir bataklığa sürükleyeceğini savundu. İran Devrim Muhafızları, Basra Körfezi'ndeki Amerikan savaş gemilerine karşı tatbikatlar düzenlerken, ABD Donanması'na ait bir uçak gemisi bölgede konuşlanmış durumda.
Uzmanlara göre, İran'ın çağrısı psikolojik bir savaş aracı. Savunma analisti Anthony Cordesman, "Tahran, kara harekâtını kendi sahasında savaşarak üstünlük kazanacakları bir senaryo olarak görüyor" dedi. Ancak ABD'nin Afganistan ve Irak'taki deneyimleri nedeniyle kara harekâtına sıcak bakmadığı biliniyor. Bununla birlikte, İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir saldırısı, ABD'yi doğrudan çatışmaya sürükleyebilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Ortadoğu'daki gerginlik, küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. Brent petrolün varil fiyatı 85 doların üzerine çıkarken, Hürmüz Boğazı'nda olası bir kapatma tehdidi endişeleri artırıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, kendi güvenliklerini sağlamak için ABD ile koordinasyonu sıkılaştırdı. Avrupa Birliği, arabuluculuk çabalarını hızlandırarak tarafları yeniden nükleer müzakerelere çağırdı. Rusya ve Çin ise ABD'yi provokasyonlarla suçlayarak, BM Güvenlik Konseyi'nde tansiyonun düşürülmesi çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki gerilimden doğrudan etkilenebilecek ülkelerin başında geliyor. Sınır komşusu olan İran'daki bir çatışma, Türkiye'nin güneydoğusuna mülteci akışına yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı İran'dan doğalgaz ve petrol sevkiyatı kesintiye uğrayabilir. Ankara, askeri bir çatışma yerine diplomatik çözümden yana olsa da, ABD ile İran arasındaki kriz, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu da zorlaştırabilir. Türk yetkililer, bölgesel istikrarın sağlanması için tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulunuyor.