İran yönetiminin zirvesinde patlak veren gizli yazışma skandalı, ülke siyasetinde derin bir krize işaret ediyor. Eski bir müzakere ekibi üyesinin verdiği şok röportajda, Dini Lider Ali Hamaney'in talimatlarının bazı üst düzey yetkililer tarafından dikkate alınmadığı iddia edildi. İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, Tahran'ın son dönemdeki dış politika adımlarının Hamaney'in çizdiği kırmızı çizgileri ihlal ettiğini savundu. Guardian'ın elde ettiği gizli yazışmalar, yönetim içinde ciddi bir güç mücadelesi yaşandığını gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
Eski müzakereci, 2021-2025 yılları arasında Viyana'da yürütülen nükleer müzakerelere katılan bir ekibin parçası olduğunu belirtti. Röportajında, Hamaney'in belirlediği müzakere parametrelerinin dışına çıkıldığını ve bazı tavizlerin liderin onayı olmadan verildiğini öne sürdü. Kaynağa göre, özellikle Avrupa Birliği ve ABD ile yapılan görüşmelerde, uranyum zenginleştirme programının kapsamıyla ilgili olarak Hamaney'in talimatlarının aksine adımlar atıldı. Bu iddialar, İran'ın nükleer dosyasında yaşanan son gelişmeleri yeniden tartışmaya açtı.
Guardian'ın ulaştığı gizli yazışmalarda, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın, Hamaney'in itirazlarına rağmen bazı Batılı ülkelerle doğrudan temas kurduğu ileri sürülüyor. Özellikle Suudi Arabistan ile normalleşme süreci ve Yemen'deki ateşkes görüşmelerinde bu çelişkilerin belirginleştiği ifade ediliyor. Eski müzakereci, 'Liderin onayı olmadan atılan her adım, ülkenin ulusal çıkarlarına ihanettir' diyerek sert bir dil kullandı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu kriz, sadece İran iç siyasetini değil, bölgesel dengeleri de doğrudan etkileyecek nitelikte. İran'ın nükleer programı ve dış politikasındaki belirsizlik, Körfez ülkeleri, İsrail ve ABD'nin tepkisini çekiyor. Eğer Hamaney'in otoritesi sorgulanıyorsa, Tahran'ın müzakere pozisyonu zayıflayabilir ve radikal kanat daha agresif adımlar atabilir. Ayrıca, bu gizli yazışmaların sızdırılması, İran istihbaratında ve güvenlik yapılanmasında da bir kırılmaya işaret ediyor. Batılı diplomatlar, bu gelişmeleri 'İran'da bir iktidar boşluğu işareti' olarak yorumluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki bu iç çekişme, Türkiye'nin bölgesel politikalarını yakından ilgilendiriyor. Ankara, Tahran'la hem enerji hem de güvenlik alanında işbirliği yaparken, İran'ın iç istikrarı doğrudan Türkiye'yi etkiliyor. Suriye, Irak ve Kafkaslar'da İran'la rekabet eden Türkiye için Hamaney'in zayıflaması kısa vadede fırsatlar yaratabilir, ancak uzun vadede Tahran'da kontrol edilemez bir güç mücadelesi bölgesel istikrarsızlığı artırabilir. Ayrıca, İran'ın nükleer programında yaşanacak bir tırmanma, Türkiye'yi de yeni bir silahlanma yarışının içine çekebilir. Bu nedenle, İran'daki gelişmeler Ankara tarafından dikkatle izleniyor.