İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, 29 Kasım 2024 tarihinde gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde İsrail’in Gazze Şeridi ve Lübnan’a yönelik devam eden askeri operasyonlarını ele aldı. Görüşmede, bölgesel güvenlik tehditleri, insani kriz ve uluslararası toplumun tepkisi üzerinde duruldu. Galibaf, İran’ın Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği yinelerken, Berri de Hizbullah’ın mevcut çatışmalardaki rolünü ve Lübnan’ın iç siyasi dengelerini aktardı. İki ülke arasındaki koordinasyonun önemi vurgulanan görüşme, Ortadoğu’da tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşti.
Gelişmenin Arka Planı: Bölgesel Dinamikler ve Tarafların Konumu
İsrail’in 7 Ekim 2023 sonrası başlattığı Gazze operasyonları, bölgesel bir savaşa dönüşme riskini taşıyor. Lübnan sınırında Hizbullah ile İsrail arasında çatışmalar yoğunlaşırken, İran da vekil güçleri aracılığıyla İsrail’e karşı baskıyı artırıyor. İran Meclis Başkanı Galibaf, daha önce de İsrail’in Gazze’deki katliamlarını kınamış ve İran’ın direniş eksenine verdiği desteği açıklamıştı. Nebih Berri ise Lübnan’da Şii siyasetinin önemli bir aktörü olarak Hizbullah ile yakın ilişkileriyle tanınıyor. Berri, özellikle güney Lübnan’daki çatışmaların sivil halk üzerindeki etkisini ve ülkenin kırılgan ekonomik durumunu Galibaf’a aktardı.
Görüşme, İran’ın yeni Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi döneminde dış politikada daha aktif bir rol üstlenme çabasının bir parçası. Tahran, bölgedeki nüfuzunu korumak ve İsrail’e karşı ortak bir cephe oluşturmak için müttefikleriyle koordinasyonu artırıyor. Lübnan tarafında ise Berri, Hizbullah’ın askeri kanadının İsrail’e karşı yürüttüğü operasyonları meşrulaştırırken, ülkenin uluslararası yaptırımlar ve iç siyasi krizlerle boğuştuğu bir ortamda denge politikası izlemeye çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Ortadoğu’da Yeni Bir Cephe mi?
İran-Lübnan hattındaki bu temas, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarının yanı sıra, İran’ın nükleer programı ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığıyla da bağlantılı. İsrail, İran’ın Lübnan üzerinden kendisine yönelik tehdit oluşturmasına karşı kuzey sınırında askeri yığınak yaparken, ABD de bölgeye uçak gemisi göndererek caydırıcılık sağlamaya çalışıyor. Görüşmede, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarının yetersizliği ve Birleşmiş Milletler’in etkisizliği eleştirildi. İran, Batılı ülkelerin İsrail’e verdiği desteği kınarken, Berri de Lübnan’ın egemenliğinin ihlal edildiğini vurguladı.
Bu gelişme, Ortadoğu’da yeni bir cephenin açılma ihtimalini güçlendiriyor. Hizbullah’ın roket saldırıları ve İran’ın vekil güçleri aracılığıyla Kızıldeniz’de ticareti tehdit etmesi, küresel enerji piyasalarında istikrarsızlığa yol açıyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, çatışmanın yayılmasından endişe ederek diplomatik girişimlerini artırdı. Rusya ve Çin ise Batı karşıtı bir pozisyon alarak İran’a dolaylı destek veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ve Lübnan arasındaki bu görüşme, Türkiye’nin Ortadoğu’daki çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, hem İsrail’in Gazze’deki operasyonlarını eleştirirken hem de Hizbullah’ın faaliyetlerini yakından izliyor. Ankara, İran’ın bölgedeki nüfuzunun artmasından rahatsız olmakla birlikte, diplomatik kanalları açık tutarak krizin yayılmasını engellemeye çalışıyor. Ticaret ve enerji hatlarının güvenliği açısından Lübnan’ın istikrarı Türkiye için kritik. Türkiye’nin, özellikle Suriye’de İran’la yaşadığı rekabet göz önüne alındığında, bu görüşme Ankara’nın bölgesel politikalarını yeniden değerlendirmesine neden olabilir.