İran ve Umman, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere ortak geçiş ücreti uygulamaya hazırlanıyor. Bölgesel kaynaklara göre iki ülke, boğazın güvenliğini ve deniz trafiği yönetimini gerekçe göstererek yıllık milyarlarca dolar ek gelir sağlayabilecek bir ücretlendirme sistemi üzerinde anlaştı. Planın, özellikle petrol tankerleri ve doğalgaz taşıyıcıları için önemli maliyet artışı anlamına geleceği belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan ve İran ile Umman arasında yer alan dar bir su yoludur. Bu boğaz, Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi büyük petrol ihracatçılarının denize açılan kapısı konumunda. Dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık %20'si ve sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) büyük bölümü buradan taşınıyor.
İran, uzun süredir boğazın kontrolünü elinde tutmak ve gerektiğinde geçişleri kısıtlamakla tehdit ediyor. Umman ise daha ılımlı bir tutum sergilese de son yıllarda İran'la ekonomik ve güvenlik işbirliğini artırdı. İki ülke, 2023'te deniz sınırlarını belirleyen bir anlaşma imzalamış, ayrıca ortak enerji projeleri üzerinde çalışmıştı.
Geçiş ücreti planı, ilk olarak İranlı yetkililer tarafından dile getirilmişti. İran Petrol Bakanı Cevad Ovci, geçen hafta yaptığı açıklamada "Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak ve deniz trafiğini düzenlemek için meşru haklarımızı kullanacağız" ifadelerini kullanmıştı. Umman tarafı ise konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı ancak kaynaklar, görüşmelerin ilerlediğini doğruladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Plan hayata geçerse, küresel enerji piyasalarında büyük yankı uyandırması bekleniyor. Petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinde kalıcı bir baskı oluşabilir. Özellikle istikrarlı ve düşük maliyetli enerji arzına bağımlı olan Asya ülkeleri (Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore) bu gelişmeden doğrudan etkilenecek.
Amerika Birleşik Devletleri ve Batılı ülkeler, böyle bir ücretlendirmeyi uluslararası deniz hukukuna aykırı bularak kınayabilir. ABD Daha önce İran'ın boğazı kapatma tehditlerine karşılık Körfez'de deniz gücünü artırmıştı. Ortak ücret planı, Washington ile Tahran arasında yeni bir gerilim kaynağı olabilir.
Bölgedeki diğer Körfez ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, bu uygulamaya sert tepki gösterebilir. Bu ülkeler, boğaz geçişlerinde egemenlik haklarının ihlal edildiğini iddia edebilir. Ayrıca, Irak ve Kuveyt gibi petrol ihracatçıları da ticaret maliyetlerinin artmasından endişe duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve doğalgaza bağımlı olmasa da, küresel enerji fiyatlarındaki artış doğrudan Türkiye ekonomisini etkileyebilir. Türkiye'nin enerji ithalatının büyük bölümü Rusya, İran, Azerbaycan ve Irak'tan boru hatlarıyla yapılıyor. Ancak spot piyasalardan alınan sıvılaştırılmış doğalgaz, fiyat artışlarından etkilenebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Karadeniz'deki gaz keşifleri ve enerji merkezi olma hedefi, bu tür bölgesel krizlerde alternatif rotaların değerini artırabilir. Diplomatik olarak Türkiye, hem İran hem de Körfez ülkeleriyle ilişkilerini dengelemek zorunda kalabilir.