İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 12 Ekim 2024 tarihinde Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta düzenlenen 'Barış ve Güven Ortamında Uluslararası İşbirliği Yılı' konulu uluslararası forumda yaptığı konuşmada, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri ile İran arasında yeni bir bölgesel blok oluşturulması çağrısında bulundu. Pezeşkiyan, bu önerinin bölgede ekonomik ve güvenlik işbirliğini derinleştireceğini savundu.
Zirvenin Arka Planı ve Pezeşkiyan'ın Önerisi
Aşkabat'ta düzenlenen forum, Türkmenistan'ın bağımsızlığının 33. yıldönümü ve BM tarafından ilan edilen 'Uluslararası Barış ve Güven Yılı' kapsamında gerçekleştirildi. Toplantıya İran'ın yanı sıra Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan gibi BDT üyeleri ve diğer bölge ülkelerinden üst düzey temsilciler katıldı.
Pezeşkiyan konuşmasında, 'BDT ülkeleri ile İran arasında ticaret, enerji, ulaştırma ve güvenlik alanlarında daha etkin bir işbirliği mekanizması kurulması gerektiğini' belirtti. İran lideri, bu bloğun bölgesel istikrarı güçlendireceğini ve Batı'nın yaptırımlarına karşı ortak bir duruş sergilenebileceğini ima etti. Ayrıca, Hazar Denizi'ne kıyıdaş ülkeler arasında enerji nakil hatları ve ulaşım koridorları konusunda somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
İran'ın önerisi, son dönemde Tahran'ın Doğu'ya yönelik dış politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Pezeşkiyan hükümeti, Batı ile nükleer müzakerelerde yaşanan tıkanıklık ve artan yaptırımlar karşısında Rusya, Çin ve Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini derinleştirmeye çalışıyor. İran, daha önce Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üyelik sürecini tamamlamış ve Avrasya Ekonomik Birliği ile serbest ticaret anlaşması imzalamıştı. Şimdi ise BDT ile benzer bir yapılanma arzusunu dile getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın BDT ile yakınlaşma çabası, bölgesel güç dengeleri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. BDT, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Rusya'nın liderliğinde kurulan bir örgüt olup, üyeleri arasında ekonomik, güvenlik ve kültürel işbirliği bulunuyor. İran'ın bu yapıya dahil olması veya paralel bir blok oluşturması, Rusya'nın Orta Asya ve Kafkasya'daki etkisini artırabileceği gibi, ABD ve AB'nin bölgedeki nüfuzunu da sınırlayabilir.
Öte yandan, İran'ın BDT ülkeleriyle ticaret hacmi son yıllarda artış gösteriyor. 2023 yılında İran'ın BDT ülkeleriyle ticareti 10 milyar doları aşmış durumda. Enerji, tarım ürünleri ve ulaştırma sektörlerinde işbirliği potansiyeli yüksek. Ancak, BDT içinde zaten var olan Rusya-Belarus-Kazakistan eksenli yapılar ve üyeler arasındaki farklı çıkarlar, İran'ın önerdiği bloğun ne kadar etkili olabileceği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Uzmanlar, İran'ın bu girişimini, Batı yaptırımlarına karşı bir 'direniş ekonomisi' modeli oluşturma çabası olarak yorumluyor. Ayrıca, İran'ın Orta Asya'da artan Çin ve Rusya etkisiyle rekabet etmek yerine işbirliği yapmayı hedeflediği belirtiliyor. Zirvede ayrıca, bölgesel güvenlik konuları, Afganistan'daki durum ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele gibi başlıklar da ele alındı.
Türkmenistan, tarafsızlık politikasıyla bilinen bir ülke olarak, İran'ın önerisine temkinli yaklaşabilir. Ancak Aşkabat, enerji ihracatında çeşitlilik arayışında ve İran üzerinden yeni pazarlara açılma potansiyeli taşıyor. Zirve sonunda ortak bir bildiri yayınlanıp yayınlanmayacağı ise henüz netlik kazanmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın BDT ile yakınlaşma hamlesi, Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya politikalarını doğrudan etkileyebilir. Ankara, son yıllarda Türk Devletleri Teşkilatı aracılığıyla bölgede etkinliğini artırırken, İran'ın Rusya liderliğindeki BDT ile olası bir ittifakı, Türk dünyası içindeki dengeyi değiştirebilir. Enerji koridorları ve ticaret yolları rekabetinde Türkiye'nin elini zayıflatabilir. Ayrıca, İran'a uygulanan Batı yaptırımlarının delinmesi riski, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde hassasiyet yaratabilir. Ancak, Türkiye ile İran arasındaki ekonomik işbirliği ve sınır ticareti, bölgesel istikrar açısından önemini koruyor.