Pentagon, İran ile yeniden başlayan çatışmaların ardından geçen iki haftalık sürede yaklaşık 100 ABD askerinin yaralandığını duyurdu. Yetkililer, yaralanmaların büyük bölümünün ‘hafif beyin sarsıntısı’ olarak sınıflandırıldığını ve askerlerin büyük kısmının görevlerine döndüğünü belirtti. Çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte bölgedeki ABD askeri varlığına yönelik tehditlerin arttığı gözlemlenirken, Savunma Bakanlığı kayıpları en aza indirmek için ek önlemler aldığını bildirdi.
Gelişmenin arka planı
İran ile ABD arasında son haftalarda artan gerilim, ülkenin nükleer programı ve bölgesel müdahaleleri nedeniyle tırmanışa geçmişti. Pentagon yetkilileri, yaralanmaların çoğunlukla roket ve havan saldırıları sonucu meydana geldiğini, ancak yeni füze savunma sistemlerinin daha ağır kayıpları önlediğini ifade etti. Öte yandan, İran destekli milis gruplarının ABD üslerine yönelik saldırıları sürüyor; Irak ve Suriye’de konuşlu Amerikan birlikleri sık sık hedef alınıyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklamada, yaralı askerlerin tahliye edildiği ve gerekli tıbbi müdahalelerin yapıldığı belirtildi. ABD, son dönemde bölgeye ek askeri sevkiyat yaparken, uçak gemisi ve savaş uçaklarının bölgedeki varlığını artırdı. İran ise saldırıların ABD’nin bölgedeki ‘işgalci varlığına’ karşı meşru müdafaa olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çatışmaların yeniden alevlenmesi, Orta Doğu’da geniş çaplı bir savaş endişesini gündeme getirdi. BM ve uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yaparken, İran’ın nükleer anlaşma müzakerelerine dönüşü de belirsizliğini koruyor. ABD’nin askeri kayıplarının artması, iç politikada Başkan Joe Biden yönetimine yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi. Muhalifler, yönetimin İran’a karşı ‘yeterince sert’ davranmadığını iddia ederken, savaş karşıtları ise askerlerin gereksiz yere riske atıldığını vurguluyor.
Bölgesel güçlerden Suudi Arabistan ve İsrail, ABD’nin İran’a karşı caydırıcılığını artırmasını desteklerken, Rusya ve Çin ise gerginliğin düşürülmesi çağrısı yapıyor. Petrol fiyatları, çatışma haberlerinin ardından yükselişe geçti; küresel piyasalar olası bir tırmanıştan endişe duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-ABD çatışmasının yeniden alevlenmesi, Türkiye için hem güvenlik hem de ekonomik riskler barındırıyor. Türkiye, Irak ve Suriye’de ABD ile işbirliği yaparken, bir yandan da İran ile sınır komşusu ve enerji tedarikçisi konumunda. Çatışmaların büyümesi, Türkiye’nin güney sınırında istikrarsızlığı artırabilir; PKK/YPG gibi terör örgütlerinin bundan faydalanma ihtimali bulunuyor. Ayrıca, olası bir petrol krizi Türkiye’nin enerji maliyetlerini yükseltebilir ve cari açığı olumsuz etkileyebilir. Ankara, bu nedenle hem Washington hem Tahran ile diyaloğu sürdürerek krizin yayılmasını engellemeye çalışıyor.