Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan son tahmin raporu, İran’daki çatışmaların 2027 yılına kadar sürmesi durumunda kırsal İngiltere’nin mazot tedarikinde “özellikle risk altında” olduğunu ortaya koydu. Raporda, çatışmanın küresel enerji piyasalarında yaratacağı dalgalanmalar nedeniyle başta mazot olmak üzere temel enerji ürünlerinde ciddi kıtlıklar yaşanabileceği belirtiliyor. OECD, bu senaryonun yalnızca Birleşik Krallık’ı değil, birçok gelişmiş ekonomiyi resesyona sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
OECD’nin 3 Haziran 2026 tarihli raporu, İran’daki çatışmaların ekonomik etkilerini modelleyerek üye ülkeler için olası senaryolar sunuyor. Rapora göre, çatışmaların 2027’ye kadar sürmesi halinde küresel petrol arzında önemli bir daralma bekleniyor. Bu durumdan en çok etkilenecek bölgelerin başında ise kırsal İngiltere geliyor. Nedeni, bu bölgelerin mazota olan yüksek bağımlılığı ve alternatif enerji kaynaklarının sınırlı olması. İngiltere’nin kırsal kesimlerinde tarım, lojistik ve ısınma amaçlı yoğun şekilde kullanılan mazotun, olası bir kıtlıkta tedarik zincirlerini felç edebileceği ifade ediliyor.
Rapor ayrıca, çatışmaların sürmesi durumunda OECD ülkelerinin çoğunda resesyon riskinin yüksek olduğuna dikkat çekiyor. İran’daki savaşın enerji piyasalarındaki belirsizliği artırarak yatırımları durdurabileceği ve enflasyonist baskıları körükleyebileceği belirtiliyor. OECD, bu senaryoda İngiltere’nin GSYİH’sinde %2 ila %3 arasında bir daralma öngörüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran’daki çatışmalar sadece İngiltere’yi değil, tüm Avrupa’yı etkileyecek boyutta. OECD’nin analizine göre, İran üzerinden geçen enerji koridorlarının kapanması, Avrupa’nın enerji ithalatını ciddi şekilde sekteye uğratabilir. Özellikle doğalgaz ve petrol fiyatlarında yaşanacak ani yükseliş, sanayi üretiminden hane halkı tüketimine kadar geniş bir yelpazede maliyet artışlarına yol açacak. Küresel ölçekte ise çatışmaların sürmesi, enerji güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirecek ve ülkeleri alternatif enerji kaynaklarına yönelmeye itecek.
OECD raporunda ayrıca, İran savaşının önümüzdeki iki yıl içinde küresel ekonomide “bir dizi resesyon” dalgasına neden olabileceği belirtiliyor. Örgütün önceki tahminlerine göre çatışmasız bir senaryoda %3,1 büyümesi beklenen küresel ekonominin, savaş durumunda %1,5’in altına düşebileceği hesaplanıyor. Bu da milyarlarca dolarlık üretim kaybı anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’a komşu bir ülke olarak bu çatışmanın hem enerji arz güvenliği hem de sığınmacı akını riski açısından doğrudan etkileriyle karşı karşıya kalabilir. OECD raporundaki mazot kıtlığı uyarısı, Türkiye’nin kırsal kesimlerinde de benzer hassasiyetlere işaret ediyor. Ayrıca İran üzerinden geçen enerji hatlarının kesintiye uğraması, Türkiye’nin enerji ithalat maliyetlerini artırarak cari açığı baskılayabilir. Türkiye’nin bu senaryoya karşı enerji depolama kapasitesini artırması ve alternatif tedarik rotaları geliştirmesi stratejik bir öncelik haline geliyor.