BRICS ülkeleri liderleri, bu hafta sonu Yeni Delhi'de düzenlenecek zirvede bir araya geliyor. Hindistan'ın Ocak ayında devraldığı BRICS dönem başkanlığı, İran savaşının gölgesinde kritik bir sınavdan geçiyor. Diplomatlar, ticaret, ekonomi ve finans alanlarında somut adımlar atılabilmesi için konsensüs sağlama görevinin zorluğunu vurguluyor.
Zirvenin Arka Planı ve Gündem Maddeleri
BRICS, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşan ve son yıllarda genişleme sürecine giren önemli bir ekonomik ve siyasi blok. Hindistan'ın dönem başkanlığında, özellikle ticaretin kolaylaştırılması, yerel para birimleriyle ticaretin artırılması ve Yeni Kalkınma Bankası'nın (NDB) rolünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Ancak İran savaşının yarattığı jeopolitik gerilim, zirvenin ana gündem maddelerini gölgede bırakabilir.
İran'ın nükleer programı ve bölgesel yayılmacılığı, özellikle ABD ve İsrail ile yaşanan gerilimler, küresel enerji piyasalarını ve ticaret yollarını tehdit ediyor. BRICS üyeleri arasında İran'a yakın duran Rusya ve Çin ile İsrail ile ilişkileri dengede tutmaya çalışan Hindistan arasında bir denge politikası izleniyor. Hindistan, aynı zamanda İran ile tarihsel ve stratejik bağlara sahip; Chabahar Limanı projesi bunun en somut göstergesi. Bu nedenle Yeni Delhi yönetimi, zirvede İran konusunda ortak bir dil bulmakta zorlanabilir.
Zirvede ayrıca, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar, gıda ve enerji güvenliği, iklim değişikliğiyle mücadele ve dijital ekonomi gibi başlıklar da ele alınacak. BRICS ülkeleri, Batı'nın hakim olduğu uluslararası finans sistemine alternatif mekanizmalar geliştirme arayışında. Ancak İran kaynaklı gerilimler, bu hedeflere ulaşmayı zorlaştırabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran savaşı, sadece Orta Doğu'yu değil, tüm dünyayı etkileyen bir kriz haline gelmiş durumda. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, küresel enflasyonu körüklüyor ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini baskılıyor. BRICS ülkeleri, bu krizden en çok etkilenen ülkeler arasında. Özellikle enerji ithalatçısı konumundaki Hindistan ve Çin, İran'dan yapılan petrol sevkiyatının kesintiye uğramasından endişeli.
Öte yandan, İran'ın BRICS'e katılım başvurusu da zirvenin önemli bir maddesi. Geçtiğimiz yıl BRICS, İran, Arjantin, Mısır, Etiyopya, Suudi Arabistan ve BAE'yi gruba davet etmişti. Ancak İran'ın üyeliği, Batı ile yaşanan gerilim nedeniyle tartışmalı. Hindistan ve Brezilya gibi üyeler, İran'ın tam üyeliğinin grubu Batı ile karşı karşıya getirebileceğinden çekiniyor. Çin ve Rusya ise İran'ın üyeliğini destekliyor.
Zirve, aynı zamanda ABD-Çin rekabetinin gölgesinde gerçekleşiyor. ABD, BRICS'in Batı karşıtı bir blok haline gelmesinden rahatsız. Washington, özellikle BRICS ülkelerinin Rusya'ya yönelik yaptırımlara uymamasını eleştiriyor. Hindistan ise stratejik otonomisini korumaya çalışıyor ve hem ABD hem de Rusya ile ilişkilerini dengede tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BRICS ile yakından ilgilenen bir ülke. 2018'de Johannesburg zirvesine katılan Türkiye, BRICS'e tam üyelik başvurusunda bulunmuş ancak bir sonuç alamamıştı. İran savaşının gölgesinde yapılan bu zirve, Türkiye'nin bölgesel güvenliği ve ekonomisi açısından kritik. İran ile komşu olan Türkiye, savaşın yayılmasından ve mülteci akınından endişeli. Ayrıca enerji ithalatında İran'a bağımlılığı nedeniyle ekonomik riskler artıyor. BRICS'in İran konusunda alacağı tavır, Türkiye'nin dış politika dengelerini etkileyebilir. Türkiye, Batı ile Rusya-Çin arasında denge kurmaya çalışırken, BRICS'in genişlemesi ve İran'ın üyeliği yeni fırsatlar ve riskler doğuruyor.