Küba, ekonomik ve insani çöküşün eşiğinde. Ülke, rejim ayakta kalsa da temel hizmetlerin iflas ettiği, gıda ve ilaç kıtlığının hayatı felç ettiği bir noktaya sürüklendi. Başkent Havana'da günlük elektrik kesintileri 12 saati aşarken, halk temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Uzmanlar, bu durumu ülkenin geri dönüşü olmayan bir eşiğe yaklaştığı şeklinde yorumluyor.
Ekonomik Çöküşün Arka Planı
Küba'nın ekonomik sorunları son yıllarda katlanarak arttı. 2020'de turizm gelirlerinin pandemi nedeniyle yarı yarıya düşmesi, ardından gelen yaptırımlar ve kötü yönetim, ülkeyi derin bir krize soktu. ABD'nin ekonomik ambargosu onlarca yıldır sürüyor ancak son dönemde sıkılaştırılan yaptırımlar, döviz girdisini neredeyse tamamen kesti. Venezuela'dan gelen sübvansiyonlu petrol sevkiyatı da azaldı; çünkü Venezuela kendi ekonomik kriziyle boğuşuyor. Küba hükümeti, döviz bulmakta zorlanınca ithalat durma noktasına geldi. Gıda, yakıt ve ilaç raflarda yok. Enflasyon resmi rakamlara göre %70'in üzerinde ancak bağımsız ekonomistler gerçek oranın %200'ü aştığını tahmin ediyor. Küba pesosu hızla değer kaybediyor, halk günlük alışveriş için bile yanında binlerce peso taşımak zorunda kalıyor.
Elektrik altyapısı bakımsız. Ülkenin en büyük elektrik santrali olan Antonio Guiteras, sık sık arızalanıyor. Yedek parça bulunamadığı için onarımlar gecikiyor. Son aylarda ülke genelinde planlı elektrik kesintileri günlük 12 ila 18 saati buldu. Hastanelerde jeneratörler çalışmadığı için ameliyatlar iptal ediliyor, aşılar soğuk zincirde tutulamıyor. Su şebekesi de çökmüş durumda; birçok mahallede musluklardan haftada birkaç saat su akıyor.
Rejimin Dayanıklılığı ve Baskı Araçları
Bütün bu yıkıma rağmen Küba rejimi ayakta kalmayı başarıyor. Bunun arkasında güçlü bir güvenlik aygıtı ve muhalefetin sistematik baskılanması var. Devlet, protestoları hızla bastırıyor; 2021'deki büyük çaplı gösterilerden bu yana binlerce kişi tutuklandı. İnternet erişimi kısıtlı, bağımsız medya neredeyse yok. Rejim, "devrim karşıtı" faaliyetleri suçlayarak her türlü muhalefeti sindiriyor. Ancak bu baskı, halkın öfkesini artırıyor ve kaçış dalgasını hızlandırıyor. Son iki yılda 500 binden fazla Kübalı ülkeyi terk etti; çoğu ABD'ye ulaşmaya çalışıyor. Bu, 1980'deki Mariel Boşaltması'ndan bu yana en büyük göç dalgası. Küba'nın nüfusu 11 milyondan 10 milyonun altına düştü; genç ve eğitimli kesim gidiyor. Bu beyin göçü, ülkenin toparlanma umudunu daha da azaltıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Küba krizi, sadece bir ülkenin iç meselesi değil; bölgesel ve küresel yansımaları var. ABD, Küba'yı uzun süredir "terörizme destek veren ülkeler" listesinde tutuyor ve bu, yaptırımların sürmesinin ana gerekçesi. Ancak son yıllarda Çin ve Rusya, Küba'ya artan ilgi gösteriyor. Rusya, istihbarat toplama ve askeri işbirliği için Küba'yı bir üs olarak kullanmayı hedefliyor; 2023'te Rus savaş gemileri Havana limanına demir attı. Çin ise borç karşılığı liman ve altyapı projeleriyle nüfuzunu artırıyor. Bu durum, Karayipler'de yeni bir Soğuk Savaş dinamikleri yaratabilir. Latin Amerika'da ise solcu hükümetler (Meksika, Kolombiya, Bolivya) Küba'ya destek verirken, sağcı yönetimler (Ekvador, Uruguay) eleştirel yaklaşıyor. Bölgesel kuruluşlar olan CELAC ve ALBA, krize etkili bir çözüm üretemiyor. İnsani yardım çağrıları artıyor ancak rejim, dış yardımların kendi kontrolünden çıkmasından korkuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Küba ile son yıllarda ekonomik ve diplomatik ilişkilerini güçlendirdi. 2022'de iki ülke arasında ticaret hacmi 100 milyon doları aştı; Türk firmaları inşaat, gıda ve enerji alanlarında yatırım yapıyor. Ancak Küba'daki çöküş, bu yatırımları riske atıyor. Ayrıca Türkiye, ABD'nin Küba'ya uyguladığı ambargoyu eleştiren ülkeler arasında. Küba'nın çöküşü, Türkiye'nin Latin Amerika açılımında önemli bir ortak kaybı anlamına gelebilir. Göç dalgası ise dolaylı da olsa Türkiye'yi etkileyebilir; zira ABD'ye ulaşamayan Kübalıların bir kısmı Avrupa üzerinden Türkiye'ye gelebilir. Türk dış politikası, bu süreçte dengeli bir tutum izleyerek hem rejimle ilişkileri korumalı hem de insani krize kayıtsız kalmamalı.