Financial Times’ın baş dış politika yorumcusu Gideon Rachman, 7 Temmuz Salı günü TSİ 12.30’da gerçekleştirilecek canlı yayında okurların sorularını yanıtlıyor. “İran savaşı dünya düzenini değiştirdi mi?” başlıklı oturumda Rachman, Tahran’a yönelik son askeri operasyonların uluslararası sistemde yarattığı kırılmaları, ABD-İran geriliminin bölgesel yansımalarını ve küresel güç dengelerinde yaşanan dönüşümü değerlendirecek. FT’nin “Uzmanlara Sor” serisinin bir parçası olan etkinliğe katılım ücretsiz; okurlar sorularını önceden iletebilecek.
Gelişmenin arka planı: İran ve uluslararası sistem
ABD’nin İran’a yönelik politikası, 2018’de nükleer anlaşmadan çekilmesiyle başlayan ve 2020 başında Kasım Süleymani suikastıyla zirveye ulaşan bir tırmanma süreci izledi. Son dönemde İran’ın nükleer faaliyetlerini hızlandırması ve bölgedeki vekil güçler üzerinden yürüttüğü mücadele, taraflar arasında doğrudan bir askeri çatışma riskini artırdı. Rachman, bu gerilimin uluslararası hukuk, ittifak yapıları ve küresel yönetişim üzerindeki etkilerini masaya yatıracak. Özellikle ABD’nin Ortadoğu’dan askeri olarak çekilme sinyalleri verirken İran’a karşı sert tutumunu sürdürmesi, müttefikler arasında kafa karışıklığı yaratıyor. Avrupa Birliği’nin nükleer anlaşmayı kurtarma çabaları ise henüz sonuç vermiş değil.
Bölgesel ve küresel boyut: Yeni bir düzen mi?
İran’la yaşanan kriz, salt bir bölgesel çatışmadan öte, uluslararası sistemin temel dinamiklerini sorgulatıyor. Rachman’ın analiz odağında, ABD’nin tek kutuplu liderliğinin sorgulandığı bir dönemde Çin ve Rusya’nın İran’a verdiği destek, Körfez ülkelerinin kendi güvenlik stratejilerini çeşitlendirme çabaları ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalar yer alıyor. Uzman, Libya, Suriye ve Yemen’deki iç savaşların İran-ABD rekabetiyle nasıl kesiştiğini, ayrıca İsrail’in İran’a yönelik artan tehditlerinin bölgesel istikrara etkisini de ele alacak. Soru-cevap kısmında okurlar, küresel düzenin yeniden şekillenip şekillenmediğine dair kendi perspektiflerini Rachman’a yöneltebilecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-ABD gerginliği, Türkiye’nin güney sınırlarında istikrarsızlık riskini artırırken, Ankara’nın Tahran ve Washington arasında denge politikası yürütmesini zorlaştırıyor. Türkiye, İran’a yönelik yaptırımlara tam katılmamakla birlikte, ABD’nin Irak ve Suriye’deki varlığını da kendi güvenlik çıkarları açısından dikkatle izliyor. Enerji ithalatında İran’a bağımlı olmayan Türkiye, doğalgazda Azerbaycan ve Rusya alternatiflerine yönelmiş olsa da bölgesel bir savaşın Türkiye’nin ticaret yollarına, turizmine ve güvenlik harcamalarına olumsuz yansıması kaçınılmaz. Rachman’ın analizindeki çok kutupluluk vurgusu, Türkiye’nin kendi dış politika çeşitlendirme çabalarıyla örtüşüyor.