İran'da patlak veren savaş, Afrika kıtasını 2020'lerin üçüncü büyük ekonomik şokuyla karşı karşıya bıraktı. Petrol ve gıda fiyatlarındaki ani yükseliş, daha önce pandemi ve Ukrayna savaşıyla sarsılan Afrika ekonomilerini derin bir resesyona sürükledi. Dünya Bankası verilerine göre, kıtanın en büyük ekonomileri olan Nijerya, Güney Afrika ve Mısır'da enflasyon oranları son 20 yılın zirvesine ulaştı.
Gelişmenin Arka Planı
İran'daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerinin seyrüseferini ciddi şekilde aksattı. Afrika ülkelerinin çoğu, enerji ihtiyacının büyük kısmını Ortadoğu'dan karşılıyor. Petrol fiyatları savaşın ilk haftasında %40 artarak varil başına 130 dolara dayandı. Bu durum, özellikle petrol ithalatına bağımlı olan Doğu Afrika ülkeleri Kenya, Etiyopya ve Tanzanya'da akaryakıt kıtlığına ve fiyat artışlarına yol açtı.
Aynı zamanda, İran'dan yapılan gıda ve gübre sevkiyatları durma noktasına geldi. İran, Afrika'ya özellikle hurma, fıstık ve kimyasal gübre ihraç ediyordu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Afrika'da 2025 yılının ilk çeyreğinde 50 milyon kişinin akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalabileceğini tahmin ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kriz, Afrika dışındaki gelişmekte olan ekonomileri de vuruyor. Ancak Afrika'nın borç yükü zaten pandemi döneminde artmıştı. Uluslararası Para Fonu (IMF), Sahra Altı Afrika ülkelerinin ortalama kamu borcunun GSYH'ya oranının %70'e yaklaştığını belirtiyor. Nijerya ve Gana gibi ülkeler, artan borç faizleri nedeniyle altyapı yatırımlarını durdurmak zorunda kaldı.
Küresel tedarik zincirlerindeki aksamalar, Afrika'nın ihracatını da olumsuz etkiliyor. Özellikle Çin'e yapılan hammadde sevkiyatları savaş nedeniyle gecikiyor. Bu durum, kıtanın 2025 yılı büyüme beklentilerini %3,2'den %1,8'e çekmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika'da son yıllarda artan ekonomik ve diplomatik ilişkileriyle bu krizden doğrudan etkileniyor. Türk müteahhitlik firmalarının birçok projesi, artan maliyetler nedeniyle durma noktasında. Ayrıca Türkiye'nin Afrika ülkelerine yaptığı savunma sanayii ihracatı, savaş sonrası talep düşüşüyle sekteye uğrayabilir. Öte yandan, Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme çabaları ve Libya üzerinden Afrika'ya açılan koridor, bu krizde bir fırsat penceresi sunabilir. Türkiye'nin kriz bölgelerine insani yardım ulaştırma kapasitesi de bu dönemde test edilecek.