İran'daki askeri çatışmaların küresel petrol fiyatlarını fırlatması, Amerikalı büyük petrol şirketlerine beklenmedik bir kâr yağmuru getirirken, tüketiciler artan enerji maliyetlerinin baskısı altında eziliyor. Bu durum, Başkan Donald Trump'ı seçim vaatlerinin aksine, hem enerji şirketlerini hem de seçmeni memnun etmek zorunda bırakıyor. Financial Times'ın haberine göre, çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte Brent petrol varil fiyatı 90 doları aşarken, ABD'li enerji devleri ExxonMobil, Chevron ve ConocoPhillips'in üç aylık kârlarının yüzde 30'dan fazla artması bekleniyor. Ancak benzin pompa fiyatlarındaki yükseliş, özellikle seçim yılında Amerikan hanelerini olumsuz etkiliyor.
Petrol Fiyatlarındaki Artışın Perde Arkası
Ortadoğu'da tırmanan gerilim, İran'ın kritik petrol geçiş noktalarına yönelik tehditleri ve Körfez ülkelerinin üretim kesintileri, arz endişelerini körüklüyor. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, İran'ın günlük 2,5 milyon varillik ihracatı tehlikeye girmiş durumda. Bu gelişme, küresel petrol arzında belirgin bir daralmaya yol açarken, fiyatları Haziran 2022'den bu yana en yüksek seviyelere taşıdı.
Büyük petrol şirketleri, fiyat artışından doğrudan yararlanıyor. ExxonMobil'in ikinci çeyrek kârının 12 milyar doları aşması beklenirken, Chevron'un kârının 8 milyar doların üzerine çıkması öngörülüyor. Şirketler, bu kârların büyük kısmını hissedar geri alımları ve temettü artışları için kullanıyor. Ancak bu durum, Beyaz Saray'ı iki ateş arasında bırakıyor: Bir yanda enerji bağımsızlığı söylemiyle şirketleri destekleme vaadi, diğer yanda seçmenin cebini yakan enflasyonist baskı.
Trump Yönetimi İçin Zorlu Denge
Trump, kampanya sürecinde petrol şirketlerine verdikleri bağışlar karşılığında daha fazla sondaj izni ve çevre düzenlemelerinde gevşeme sözü vermişti. Ancak artan pompa fiyatları, başkanın en zayıf noktasına dokunuyor. Savaşın tetiklediği fiyat artışı, başkanın kontrolü dışında gelişse de, kamuoyu doğrudan onu sorumlu tutuyor. Beyaz Saray, Stratejik Petrol Rezervi'nden piyasaya arz yaparak fiyatları dizginlemeye çalışsa da bu çabalar sınırlı kalıyor. Uzmanlar, mevcut fiyat seviyelerinin korunması halinde ABD'de yıllık enflasyonun 0,5 puan artabileceğini belirtiyor.
Öte yandan OPEC+'ın üretim politikaları da belirsizlik yaratıyor. Suudi Arabistan ve Rusya, fiyatları yüksek tutmak için üretim kısıtlamalarını sürdürürken, İran yaptırımlarının sıkılaştırılması arzı daha da daraltabilir. Enerji Bakanlığı verilerine göre, ABD benzin fiyatları son bir ayda galon başına 20 sent artışla 3,80 dolara yükseldi. Bu rakam, seçim döneminde siyasi bir bomba etkisi yaratma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatının büyük bölümünü İran ve Rusya gibi ülkelerden yapıyor. Ortadoğu'da tırmanan çatışma, küresel petrol fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin cari açığını daha da büyütebilir. Ayrıca İran'la doğrudan komşu olan Türkiye, olası bir yaptırım rejiminden doğrudan etkilenebilir. Ankara, bir yandan enerji maliyetlerini dengelemek için alternatif kaynak arayışına girerken, diğer yandan bölgesel istikrarın bozulmasının ticaret ve turizm üzerindeki olumsuz etkilerini yönetmek zorunda kalacak. Türkiye'nin bu dönemde enerji diplomasisini daha da aktif kullanması bekleniyor.