2026 Dünya Kupası'nın açılış maçı öncesinde, Los Angeles'taki stadyum önünde yüzlerce İran rejim karşıtı protestocu bir araya geldi. Pazartesi günü İran'ın Yeni Zelanda ile oynayacağı karşılaşma öncesi düzenlenen gösteride, eylemciler 1979 İslam Devrimi öncesinde kullanılan eski İran bayrağını dalgalandırarak davul çaldı ve slogan attı. Protestocular, İran yönetimine tepki gösterirken, ülkedeki insan hakları ihlallerine ve siyasi baskılara dikkat çekti.
Gösterinin arka planı
İran'ın Dünya Kupası'na katılımı, ülke içinde ve diasporada siyasi bir simge haline geldi. Rejim karşıtı gruplar, spor etkinliklerinin rejimin meşruiyetini artırmak için kullanıldığını savunuyor. Özellikle 2022 Dünya Kupası'nda İran'ın oynadığı maçlarda benzer protestolar yaşanmıştı. Bu kez, ABD'deki İranlı göçmenler ve muhalifler, 2026 turnuvasını rejimi uluslararası alanda protesto etmek için bir fırsat olarak görüyor. Göstericiler, rejimin spor diplomasisi yoluyla meşruiyet kazanmasını engellemek istediklerini belirtiyor.
Protestocuların kullandığı eski bayrak, İran'da monarşi dönemini simgeliyor ve rejim karşıtı hareketler tarafından sıklıkla kullanılıyor. Ayrıca, kadın hakları, ifade özgürlüğü ve siyasi mahkumların serbest bırakılması talepleri de gösterinin önemli gündem maddeleri arasında yer aldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu tür protestolar, İran yönetiminin uluslararası alanda karşılaştığı meşruiyet sorununun bir yansıması. Özellikle ABD'deki İranlı diasporanın yoğun olduğu Los Angeles ve çevresi, rejim karşıtı eylemlerin merkezi haline gelmiş durumda. 2026 Dünya Kupası'nı ABD, Kanada ve Meksika ortaklaşa düzenliyor ve bu durum, İran karşıtı protestoların daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilir. İran yönetimi ise bu tür eylemleri 'dış mihrakların oyunu' olarak nitelendirerek göz ardı etmeye çalışıyor.
Küresel düzeyde, İran'ın spor etkinliklerine katılımı, uluslararası toplumda tartışma yaratmaya devam ediyor. İnsan hakları örgütleri, İran'ın sporcuları kullanarak rejimi akladığını iddia ederken, FIFA'nın bu konuda daha net bir tutum alması gerektiğini savunuyor. Diğer yandan, bazı ülkeler İran'ı turnuvadan diskalifiye etmeyi düşünse de, bu yönde bir adım atılmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin İran ile olan ilişkileri bağlamında dolaylı bir öneme sahip. Türkiye, İran'la komşu olması ve ortak sınır paylaşması nedeniyle İran'daki siyasi istikrarsızlıktan etkilenebilir. Ayrıca, İran'daki insan hakları ihlalleri ve rejim karşıtı hareketler, Türkiye'nin Orta Doğu politikasında dikkate alması gereken unsurlar arasında. Türkiye'nin İran'la enerji ve ticaret ilişkileri de bu tür protestoların yarattığı uluslararası baskıdan etkilenebilir. Bununla birlikte, Türkiye'de yaşayan yaklaşık 500 bin İranlı göçmenin varlığı, benzer protestoların Türkiye'de de görülme olasılığını artırabilir. Ancak şu an için Türkiye'ye doğrudan bir yansıması bulunmuyor.