İran Parlamento Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Pazar günü yaptığı açıklamada Tahran'ın ABD'nin eylemlerinden "ne heyecan duyduğunu ne de korktuğunu" belirterek, İran'ın "hem savaşmaya hem de müzakere etmeye" hazır olduğunu vurguladı. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Kalibaf, "Askeri alanda tüm gücümüzle sahada yer alıyoruz ve her türlü senaryoya karşı hazırlıklıyız" ifadelerini kullandı.
Gelişmenin Arka Planı
Kalibaf'ın bu açıklaması, ABD ile İran arasındaki gerilimin son dönemde yeniden tırmandığı bir dönemde geldi. Washington, İran'ın nükleer programını sınırlandırmaya yönelik müzakerelerde ilerleme kaydedilememesi üzerine yaptırımları sürdürürken, Tahran yönetimi askeri kapasitesini güçlendirmeye devam ediyor. İran, bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla da etkisini artırıyor.
Parlamento Başkanı Kalibaf, aynı zamanda eski Devrim Muhafızları komutanı olarak biliniyor. Açıklamaları, İran'ın hem askeri hem diplomatik kanalları eş zamanlı kullanma stratejisini yansıtıyor. Tahran, bir yandan ABD üslerine ve İsrail'e yönelik tehditlerini sürdürürken, diğer yandan Avrupa ülkeleri ve bölgesel aktörlerle diyalog kapılarını açık tutmaya çalışıyor.
İran'ın nükleer programı kapsamında uranyum zenginleştirme faaliyetlerini %60 saflık seviyesine kadar çıkarması, Batı başkentlerinde endişe yaratmış durumda. ABD yönetimi, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için "tüm seçeneklerin masada" olduğunu yinelerken, İran ise programının barışçıl olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın açıklamaları, Orta Doğu'da artan tansiyonun bir yansıması. Son aylarda İran destekli gruplar ile ABD güçleri arasında Irak ve Suriye'de yaşanan çatışmalar, bölgesel bir savaş riskini gündeme getirmişti. Ayrıca İsrail-Hamas savaşı, İran'ın bölgedeki nüfuzunu ve stratejik hesaplarını etkiliyor.
Küresel petrol arz güvenliği açısından da İran'ın tutumu kritik. Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol sevkiyatı, dünya enerji piyasaları için hayati önem taşıyor. İran'ın askeri tatbikatları ve olası bir abluka tehdidi, petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir.
Diğer yandan, İran'ın Rusya ve Çin ile geliştirdiği stratejik ortaklıklar, ABD'nin yaptırım rejimini delme çabalarını destekliyor. Tahran, Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üyeliği ve BRICS ile artan işbirliği sayesinde diplomatik yalnızlığını kırmaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın "hem savaş hem müzakere" mesajı, Türkiye için doğrudan bölgesel istikrar anlamı taşıyor. Türkiye, İran ile uzun bir sınırı paylaşıyor ve ticari ilişkileri ABD yaptırımlarına rağmen devam ediyor. Tahran'ın sert açıklamaları, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü daha da önemli kılıyor. Olası bir İran-ABD çatışması, enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin cari açığını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Suriye ve Irak'taki istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırabilir. Ankara, hem İran hem de ABD ile diyalog kanallarını açık tutarak gerilimin düşürülmesi için çaba göstermeli.