İran Emniyet Genel Müdürü Ahmedrıza Radan, ocak ayında düzenlenen hükümet karşıtı protestolara katıldıkları iddiasıyla şu ana kadar 6 bin kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Radan, devlet yayıncısı IRIB'de yayınlanan açıklamasında, gözaltına alınanların "bir darbe girişimine karıştığını" öne sürdü. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, rakam ocak ayından bu yana süren geniş çaplı gözaltı dalgasının büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
Protestoların arka planı ve gözaltı dalgası
Ocak ayında İran'ın çeşitli kentlerinde ekonomik sıkıntılar, yolsuzluk iddiaları ve siyasi özgürlük talepleriyle başlayan gösteriler kısa sürede rejim karşıtı bir nitelik kazandı. Tahran yönetimi, protestoları bastırmak için ülke genelinde geniş çaplı operasyonlar düzenledi. Emniyet Genel Müdürü Radan, gözaltına alınanların "kışkırtıcı" olduğunu ve "düşman unsurlarla" bağlantılı olduğunu iddia etti. İranlı yetkililer sık sık protestoların arkasında ABD, İsrail ve Suudi Arabistan'ın olduğunu öne sürüyor, ancak bu iddialara ilişkin somut kanıt sunmuyor.
İran İnsan Hakları İzleme Örgütü ve diğer bağımsız kaynaklara göre, gözaltına alınanlar arasında öğrenciler, işçiler, aktivistler ve gazeteciler bulunuyor. Gözaltılar genellikle Evin ve Vekilabad gibi bilinen cezaevlerinde tutuluyor. Uluslararası Af Örgütü, ocak ayından bu yana en az 500 kişinin keyfi olarak gözaltına alındığını ve işkence gördüğünü raporladı. İran yönetimi ise suçlamaları reddediyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran'daki gözaltı dalgası, ülkenin 2019 ve 2022'deki büyük protesto dalgalarını bastırma yöntemlerini hatırlatıyor. 2022'de Mahsa Amini'nin ölümüyle başlayan gösterilerde binlerce kişi gözaltına alınmış, yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti. Bu kez ocak ayındaki protestoların ekonomik kriz ve yaptırımların etkisiyle tetiklendiği belirtiliyor. İran riyali tarihi düşük seviyelerde seyrediyor, enflasyon yüzde 40'ın üzerinde. Hükümetin sert müdahalesi, rejimin iç meşruiyet krizini derinleştirebilir.
Uluslararası toplumdan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak ABD ve Avrupa Birliği'nin yeni yaptırımlar değerlendirebileceği konuşuluyor. İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle zaten baskı altında olduğu bir dönemde, iç baskılar Tahran'ın dış politikasını daha da saldırganlaştırabilir. Orta Doğu'da İran yanlısı milislerin Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen'deki varlığı, gözaltıların yaratacağı istikrarsızlık riskini artırıyor. Ayrıca İran'ın Rusya ile askeri iş birliği ve Çin ile ekonomik ilişkileri, Batı'nın baskı araçlarını sınırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki geniş çaplı gözaltılar, Türkiye'nin sınır komşusu ve önemli ticari ortağındaki istikrarsızlığı artırıyor. Türkiye, İran ile 2023'te 5 milyar doları aşan ticaret hacmine sahip; ancak siyasi baskılar ve olası yeni yaptırımlar bu ticareti olumsuz etkileyebilir. Ayrıca İran'dan Türkiye'ye yönelik olası göç dalgası ve sınır güvenliği riski bulunuyor. Türkiye, bölgesel istikrarı korumak için İran ile diyalog kanallarını açık tutmaya çalışsa da, Batı ile İran arasında denge gözetmek zorunda. İran'ın iç baskıları, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki terörle mücadelesini de dolaylı olarak etkileyebilir.