İran’ın Katar Büyükelçisi Muhammed Rıza Saberi, ülkesinin Dünya Kupası kadrosunun ilk maçına sadece 10 gün kala hâlâ vize alamadığını açıkladı. Başkent Tahran’da düzenlediği basın toplantısında konuşan Saberi, İran Futbol Federasyonu’nun oyuncular, teknik ekip ve personel için başvuruda bulunduğunu ancak Katar makamlarından henüz yanıt alınamadığını söyledi. 80 kişilik kafilenin 21 Kasım’da İngiltere ile oynayacağı maça zamanında yetişmesi için acil diplomatik girişimlerde bulunulduğunu belirtti. Bu gelişme, Orta Doğu’da artan siyasi gerilimlerin spor sahasına yansıması olarak değerlendiriliyor.
Diplomatik krizin perde arkası
İran ile Katar arasında Dünya Kupası öncesi yaşanan vize krizi, aslında iki ülke arasındaki siyasi mesafenin bir yansıması. İran, uluslararası yaptırımlar nedeniyle ekonomik zorluklar yaşarken, Katar ise Suudi Arabistan ve BAE ile normalleşme sürecine girmiş durumda. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Nasır Kenani, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, yerel basında çıkan haberlere göre Tahran yönetimi Katar’a “iyi niyet eksikliği” suçlamasında bulundu. Öte yandan Katar Dünya Kupası organizasyon komitesi, tüm takımların vize süreçlerinin normal ilerlediğini ve İran’ın başvurusunun da diğer ülkelerle aynı prosedüre tabi olduğunu savunuyor. Ancak İran’ın Birleşmiş Milletler büyükelçisi, uluslararası spor etkinliklerinde siyasi engellemelerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
İran milli takımı, Dünya Kupası tarihinde daha önce de benzer sorunlar yaşamıştı. 2018 Rusya Dünya Kupası öncesinde, oyuncuların pasaport ve vize işlemleri son dakikada tamamlanabilmişti. Ancak bu kez krizin daha derin olduğu görülüyor. İran’ın Katar’daki diplomatik misyonu, sorunun çözümü için Katar’ın İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarıyla yoğun temas halinde olduğunu duyurdu. Uzmanlar, Katar’ın İran’a yönelik bu tutumunun, ABD ile ilişkilerini dengeleme çabasından kaynaklanabileceğini belirtiyor.
Bölgesel boyut ve küresel yankılar
Vize krizi sadece İran-Katar ikili ilişkilerini değil, aynı zamanda Körfez bölgesindeki güç dengelerini de etkileyebilir. İran’ın bölgedeki nüfuz mücadelesi verdiği Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ile yakınlaşma içinde. İran’ın Dünya Kupası’na katılımının engellenmesi, Tahran yönetiminin bölgesel prestijine darbe vurabilir. Öte yandan uluslararası spor otoriteleri, FIFA’nın konuya müdahale etmesi gerektiğini savunuyor. FIFA’dan yapılan açıklamada, “Tüm üye ülkelerin takımlarının uluslararası turnuvalara katılımı güvence altında olmalıdır. Katar makamlarıyla temas halindeyiz” denildi. Durum, Birleşmiş Milletler’de de gündeme taşındı; İran’ın BM temsilcisi, ülkesinin sporcularının siyasi nedenlerle hedef alındığını iddia etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran hem de Katar ile güçlü diplomatik ve ekonomik ilişkilere sahip. İran’ın Dünya Kupası’na katılımında yaşanan vize krizi, Türkiye’nin bölgedeki arabuluculuk rolünü öne çıkarabilir. Ankara, iki ülke arasında köprü vazifesi görebilir; zira Türkiye, Katar ile askeri ve ekonomik iş birliği yaparken, İran ile de enerji ve güvenlik konularında ortak çıkarlara sahip. Bu krizin aşılamaması, Türkiye’nin enerji koridoru projelerini ve bölgesel ticaret hedeflerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Katar’daki Türk askeri varlığı göz önüne alındığında, Ankara’nın istikrarlı bir Katar ve İran ilişkisi stratejik önem taşıyor.