İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran’ı müzakere masasına getirme çabalarına sert tepki gösterdi. Galibaf, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Hazine Bakanı Scott Bessent’in “işlerinin çok dışında” olduğunu belirterek, Tahran’ın baskılara boyun eğmeyeceğini vurguladı. Bu açıklama, iki ülke arasında son haftalarda artan gerilimin ortasında geldi.
Gelişmenin arka planı
İran Meclis Başkanı Galibaf, Salı günü yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’a yönelik “azami baskı” politikasını sürdürdüğünü, ancak bu yaklaşımın sonuç vermeyeceğini söyledi. Galibaf, “Amerikalılar, İran’a daha fazla baskı yapmanın tavizler kazandıracağını düşünüyor; ancak bu yanlış bir hesaplama” dedi. Trump yönetiminin, İran’ı nükleer programı ve bölgesel politikaları konusunda müzakereye zorlamak için ekonomik yaptırımları ve askeri tehditleri bir arada kullandığı biliniyor.
Hegseth ve Bessent’in isimlerini özellikle zikreden Galibaf, bu iki ismin “işlerinin çok dışında” olduğunu, çünkü İran’ın ulusal güvenliği ve egemenliği konusunda pazarlık yapmayacağını ifade etti. İranlı yetkili, ABD’nin yaptırım politikasının İran halkını baskı altına almaktan başka bir işe yaramadığını, ülke yönetiminin bu baskılara karşı dirençli olduğunu söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut
İran ile ABD arasındaki gerilim, özellikle Orta Doğu’da yansımaları olan küresel bir boyut taşıyor. İran’ın nükleer programı, başta İsrail ve Suudi Arabistan olmak üzere bölge ülkelerini yakından ilgilendiriyor. ABD’nin İran’a yönelik “azami baskı” politikası, 2018’de Trump’ın JCPOA’dan (Ortak Kapsamlı Eylem Planı) çekilmesiyle başlamıştı. Biden yönetimi döneminde müzakereler yeniden başlamış ancak sonuç alınamamıştı. Trump’ın yeniden başkan seçilmesiyle birlikte Washington, Tahran’a karşı daha sert bir tutum izliyor.
Uzmanlar, İran’ın müzakere masasına gelmemesinin, bölgede yeni bir çatışma riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle ABD’nin İran’a yönelik askeri seçenekleri masada tuttuğu yönündeki açıklamalar, tansiyonu yükseltiyor. Buna karşılık İran, uranyum zenginleştirme çalışmalarını sürdürüyor ve bölgedeki vekil güçleri üzerinden etkisini koruyor. Bu durum, Orta Doğu’da kalıcı bir istikrarın sağlanmasını zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-ABD geriliminin artması, Türkiye için doğrudan sonuçlar doğurabilecek bir gelişme. İki ülke arasındaki olası bir askeri çatışma, Türkiye'nin güney sınırlarında istikrarsızlık yaratabilir. Kaldı ki Türkiye, İran ile ekonomik ilişkilerini sürdürüyor ve enerji ithalatında önemli bir tedarikçi konumunda. Ayrıca Türkiye, Suriye ve Irak'ta İran'ın etkisini yakından izliyor. Bu nedenle Ankara, diplomatik çözümlerden yana bir tutum sergilese de, olası bir krizde etkilenmemesi mümkün görünmüyor. Türkiye'nin, bölgesel istikrarın korunması için hem ABD hem İran ile diyalog kanallarını açık tutması bekleniyor.