İran İslam Devrimi'nin ikinci lideri ve ülkenin en yetkili dini-siyasi figürü olan Ayetullah Ali Hamaney'in naaşı, başkent Tahran'daki Ruhullah Humeyni Türbesi kompleksine getirildi. 17 Nisan 2025 tarihinde hayatını kaybeden 85 yaşındaki liderin cenaze töreni, İran'da beş günlük yas ilan edilmesinin ardından geniş katılımla gerçekleşiyor. Hamaney, 1989'dan bu yana İran'ın en üst düzey siyasi ve dini otoritesi olarak görev yapıyordu. Cenazenin başkente ulaşmasıyla birlikte milyonlarca kişinin katılması beklenen dev bir tören düzenleniyor.
Gelişmenin arka planı: Hamaney'in mirası ve yerine geçecek isim
Ali Hamaney, 1989'da Ruhullah Humeyni'nin ölümünün ardından İran'ın dini lideri seçilmişti. 35 yılı aşkın süre boyunca İran'ın iç ve dış politikasında belirleyici rol oynadı. Nükleer programdan Ortadoğu'daki vekil güçlere, ülke içindeki muhalefet hareketlerine kadar pek çok alanda son karar merciydi. Hamaney'in ölümü, İran'da bir dönemin kapanması anlamına gelirken, Uzmanlar Meclisi'nin yeni lideri seçme sürecini başlattı. Mevcut Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, reformistler ve muhafazakarlar arasında denge arayışı sürerken, en güçlü aday olarak öne çıkıyor. Ancak Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in de adı geçiyor; bu durum İran'da kalıtsal bir geçiş tartışmalarını alevlendirebilir.
Bölgesel ve küresel boyut: Ortadoğu'da yeni bir sayfa mı?
Hamaney'in ölümü, İran'ın bölgesel politikalarının geleceği açısından büyük önem taşıyor. İran, Suriye'deki askeri varlığı, Yemen'deki Husiler ve Lübnan'daki Hizbullah gibi vekil güçler aracılığıyla nüfuzunu sürdürüyordu. Yeni liderin bu politikaları devam ettirip ettirmeyeceği, Suudi Arabistan ve İsrail başta olmak üzere bölge ülkeleri tarafından yakından izleniyor. Ayrıca ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve nükleer müzakerelerin akıbeti de belirsizliğini koruyor. Batılı kaynaklar, Hamaney sonrası dönemde İran'da iç siyasi rekabetin artabileceğini, bunun da ülkenin dış politikasını geçici olarak yavaşlatabileceğini öngörüyor. Çin ve Rusya ise İran'la ilişkilerini sürdürme yönünde sinyaller veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki liderlik değişimi, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişmedir. İki ülke arasında Suriye, Irak, Kafkaslar ve enerji alanlarında hem işbirliği hem de rekabet mevcuttur. Hamaney sonrası dönemde İran'da istikrarın korunması, Türkiye'nin güneydoğu sınırı ve bölgesel güvenliği açısından kritiktir. Ayrıca İran'la doğalgaz ticareti ve Irak üzerindeki nüfuz mücadelesi, Türk dış politikasının öncelikleri arasındadır. Yeni dönemde Türkiye'nin, İran'la dengeli ilişkiler yürütmeye devam edeceği, ancak iç karışıklık durumunda sınır güvenliği tedbirlerini artırabileceği değerlendirilmektedir.